16 Eylül 2010 Perşembe

Sözün Bittiği Yer...

Uzun zamandır yazı yazmıyordum. Toplanma, ev arama, taşınma hazırlıkları vs ile uğraşırken çok boşladım blogumu ama artık yavaş yavaş dönüyorum...

Döner dönmez beni takip edenlerinde bildiği üzere Referanduma değinmeden edemezdim.
Sözün bittiği yerdeyiz gerçekten,
Söyleyecek o kadar çok sözüm varken konuşamama durumu yaşıyorum. Belki bildiğim ama yine de umudumu kesmediğim ülkem insanlarına asla güvenmemem gerektiğini ülkeyi ele geçirmek isteyen örümcek beyinleri gördükçe deliriyorum.

Evet diyenlere saygılıyım falan diyecek değilim. Bu konu ülkemin ele geçirilmesi ise zamanında ingilizlere kucak açanlar ne ise bu gün evet diyenler benim için aynıdır. Ülkeyi işgal edenler içimizdekilerse ve buna sadece din elden gidiyor(bu güne kadar din elden gitti ya), eyvah biz evet demezsek Evren asılmaycak(zamanında anne babaları yaptıkları yüzünden ordudan darbe isterken), Darbe yapacaklar( Darbe yapacak ordu kalmış sanki) vb. gibi saçma nedenleri öne sürenler sadece kendi menfaatleri için ülkeyi ipin ucuna götürdüler. Bu kişilere saygı duymam söz konusu olamaz.

Anlamadıkları şey şu burası İran değil asla İranın başına gelenler Türkiye nin başına gelemez. Bir Türk dünyaya bedeldir bazılarına hayali bir söz gibi gelsede ıspatı tarihtedir. Bizi bir kere öldürürler biz bin defa doğarız. En büyük düşmanımız içimizdedir. Bizi hep vatanımın ekmeğini yiyenler sırtımızdan vurmuştur. Bedelini ödeyeceklerdir...

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Kilo Almak ve Vermekle İlgili Bilmediklerimiz!!!




-->
-->











Fazla kilolarınızdan kurtulmak için kalorisi düşük besinleri mi tercih ediyorsunuz? Doğru yoldasınız. Çünkü ihtiyacınızdan fazla aldığınız her 7 bin kalori 1 kilo daha yağ depoladığınız anlamına geliyor. Tam tersi durumda ise günlük ihtiyacınız olan kaloriyi yarıya düşürürseniz, 1 hafta sonra kendinizi 1 kilo zayıflamış bulabilirsiniz.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden ve ı Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, yapanların mutlaka kalori hesabı yapması gerektiğini belirtiyor.
Fazla kilolarınız var ve yaz gelmeden kurtulmak istiyorsunuz. Diyete başladınız, daha az kalori alarak zayıflamaya çalışıyorsunuz. Doğru yoldasınız çünkü kilo alıp vermek aslında matematiksel dengeler ve hesaplamalar üzerine kurulu. Yani kilo vermenin de bir matematik denklemi var! Bu denklemi şöyle düşünebilirsiniz; bir kalori kumbaramız var.
Günlük almamız gereken zorunlu kalorinin üzerinde aldıklarımız artı kalori hanesine yazılıyor ve bunlar toplanarak fazla yağlara dönüşüyor. Tam tersi durumda da yani günlük harcadığımız kalorinin altında kalori alırsak aradaki açık eksi kalori hanesine yazılıyor ve dolayısıyla vücudun enerji ihtiyacı için daha önce depolanmış yağlar yakılmaya başlanıyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden ve ı Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, yapanların mutlaka kalori hesabı yapması gerektiğini belirterek metabolizmamızın çalışması, kilo alıp vermedeki matematiksel dengeler hakkında merak edilen soruları yanıtladı:
yaparken kalori hesabı yapmak doğru mu, yanlış mı?
Her 7 bin kalori bir kilo demektir. Yani yaktığımızdan her 7 bin kalori fazla aldığımızda bir kilo alırız. Aynı hesaba göre yaktığımız kaloriden her 7 bin kalori az aldığımızda da bir kilo veririz. Vücutta kumbara sistemi vardır, artı ve eksi kalori kayıtlarının olduğu bir kumbaradır bu.
Diyelim ki bazal metabolizmamız 1500 kalori olsun. Günlük hareketle de 500 kalori harcamış olalım. Böylece günde 2 bin kalori yakmış olalım. Eğer günde 2 bin kalori yakan bir kişi olarak, bin kalorilik bir yaparsak, bir haftada 7000 kaloriyi eksi kalori hanesinde toplayarak 1 kilo veririz. Tersine, her gün yaktığımız kaloriden 1000 kalori fazla alırsak bir haftada artı kalori hanesine 7000 kalori toplayarak 1 kilo alırız.
Peki kalori yakmamızda etkili olan bazal nedir, nasıl çalışır?
iki ayrı bölümden oluşuyor. Birincisi bazal dediğimiz 24 saat hiç hareketsiz dursak bile böbrek, karaciğer, kalp gibi iç organlarımızın çalışması için vücudun harcadığı enerjidir. İkincisi de hareketle harcadığımız enerjidir, hareketimiz değişken olduğu için hareketle harcadığımız enerji de değişkendir. Bazal beyinde bir merkez tarafından kontrol edilir, günlük hareket düzeyimiz, beslenme düzenimiz, günlük kalori alımı gibi faktörlerin etkisi ile bazal artabilir ya da yavaşlayabilir.
Bazal metabolizmayı hangi faktörler etkiler?
Bazal pek çok faktör tarafından etkilenir. Halk arasında en çok bilinen ve üzerinde durulan tiroid fonksiyonlarındaki değişkenliktir. Oysa düzenli beslenip beslenmediğimiz, gün içinde aç kalıp kalmadığımız, yediğimiz gıdaların içeriği, günlük hareket düzeyimiz, kullandığımız ilaçların özellikleri, uyku düzenimiz başta olmak üzere bazal metabolizmanın düzenlenmesinde etkili olan çok sayıda faktör vardır.
Kimin metabolizması en hızlıdır?
En hızlı sanılanın aksine kilolu olan ve hiç yapmayanlardır. Ne kadar çok yiyorsak aslında o kadar hızlıdır, kilomuz ne kadar fazlaysa, hareket ederken taşıdığımız kütle fazla olacağından harcayacağımız enerji de o kadar fazladır.
Metabolizması en yavaş kişiler kimlerdir?
Sürekli yapanların metabolizması çok yavaştır. Bize birçok kişi diyetimi bozmuyorum, ama hiç doymuyorum, kilo veremediğim gibi kilo alıyorum diye gelir. Bunun nedeni sürekli düşük kalorili diyete vücudu alıştırmalarıdır.
Metabolizmanın yeterli ve sağlıklı çalışıp çalışmadığının diğer belirteci aç kalarak beslenip beslenmediğimizdir. Eğer günde 1-2 öğün yiyorsak, kahvaltıyı atlıyorsak, bütün gün aç gezip sadece akşam yemeği yiyorsak vücut enerji girdisini az olarak algılar ve her şeyi depolamaya başlar. Enerji harcamayı mümkün olduğu kadar azaltır. Açlık metabolizmayı yavaşlatan önemli bir faktördür.
--> Birtakım metabolizmayı değiştirir. Bazı hipofiz bezi ı (agromegali, cushing sendromu vb.), hipotiroidi, gibi. Tiroid ı ve sık görülmekle birlikte diğer daha nadir karşımıza çıkar. O nedenle ‘benim metabolizmam hiç çalışmıyor, su içsem yarıyor’ cümlesini kuran kişilerin çoğunda esas problem düzensiz beslenme, sürekli aynı kalori ile beslenme, yaptığını zannederek sürekli diyeti bozma gibi beslenme hataları ön planda akla gelmelidir.
yaparken kilo takılmaları neden oluyor?
Sürekli aynı diyetle aynı kaloriyle beslenince bazal yavaşlar. Bazal metabolizmayı beyinde adı verilen bölüm düzenlemektedir. bu düzenlemeyi öncelikle günlük aldığımız kaloriye göre yapar. Hep aynı kaloriyi alıyorsak, yaktığımız kaloriyi buna eşitlemek için uğraşır.
yapmaya başlayınca daha önce bahsettiğimiz gibi bir kalori açığı yakalarız, eksi kalori hanesinde biriken kaloriler 7000 kalori olunca 1 kilo veririz. Ancak aynı diyete devam ederken harcanan kaloriyi aldığımız ile eşitler ve bir süre sonra yaktığımız-aldığımız kaloriler eşit hale gelince eksi kalori hanesinde puan toplayamaz hale geliriz. Bu süreçte ara ara diyeti bozdukça artı kalori hanesine puan atmaya başlarız ve burada toplanan kaloriler 7000 kalori olunca bir kilo alırız. Yani yaparken kilo almaya başlarız. ‘Su içsem yarıyor’ aşaması genellikle bu aşamadır. Tabii yarayan su değil ara ara bozmaların getirdiği kalori birikimidir.
Takıldığımız kilolardan kurtulmanın yolu nedir?
Bu süreci geciktirmenin ya da düzeltmenin birinci yolu düzenli spor yapmaktır. Spor yapmak metabolizmanın yavaşlamasını önler. Ayrıca mutlaka uzmanı eşliğinde profesyonel bir düzenleme ile yapılmalıdır. uzmanı sırasında kişinin metabolik cevabına göre diyeti değiştirir, kalorinin vücuda giriş şeklini değiştirir ve hipotalamusun diyete uyum sağlayacak şekilde metabolizmayı yavaşlatmasını önler ya da geciktirir. Ayrıca kontrollü yapmanın, diyeti bozma sıklığını azalttığı da gösterilmiştir.
Sporun diyete yardımcı olması için ideal süre ne olmalıdır?
Herkesin spor ihtiyacı farklıdır. Hiç spor yapmayan bir kişi yürüyüş yaparak spora başlayabilir. Gün aşırı 30-60 dakikalık yürüyüş son derece faydalı olabilir. Zaten düzenli spor yapmakta olan bir kişi metabolizmayı daha da hızlandırma ihtiyacı duyarsa yapması gerekir (step, aerobic, koşu vb..)
Sporun yaşam biçimi haline gelmesini öneriyoruz, eğer yaşam biçimi haline gelmeyecekse kilo vermek istediğiniz dönemde faydası olur, ancak sporu bırakınca üzerindeki etkisi kaybolur. Diyelim 10 kilo vermeniz gerekiyor, 3 aylık süre içinde her gün iki saat spor yaptınız ve günlük enerjinizi artırdınız. İstediğiniz kiloya indikten sonra sporu tamamen bırakırsanız, harcanan kalori azaldığı için metabolizmada hemen kalori fazlası meydana gelir ve kiloların en azından bir kısmını geri alırsınız.
için gün aşırı yine haftada üç gün yaklaşık 40-50 dakika spor yapmalı. Ancak yağ yakabilmek için bu sürenin en az 20 dakikasında kalp hızının 120’ye çıkması gerekiyor. Step, koşu, , düzenli yürüyüş yapan kişide metabolizmayı hızlandırıp kilo vermeyi kolaylaştırmak mümkün olabiliyor.
İnsülin direnci metabolizmayı nasıl etkiliyor?
Kan şekerini kontrol edip şeker hastası olmamızı engellemek için vücudun salgıladığı hormon insülindir. Bazı kişilerde insülin normal miktarlarda şeker kontrolü sağlayamaz, bu kişilerde şeker hastası olmayı engellemek için vücut normalden fazla insülin salgılamak zorunda kalır. Artan insülin kan şekeri kontrolünü sağlar ama birtakım yan etkilere de yol açar. Kan şekeri kontrolünün normalden fazla miktarda insülin ile sağlanmasına ‘İnsülin Direnci’ diyoruz. Artan insülin sık acıkmaya, sofradan yeni kalkıldığında dahi açlık hissine, gece yeme alışkanlığına ve tatlı krizlerine yol açabilir. Bu nedenle ortaya çıkan beslenme düzensizliği kilo almaya yol açar. Kilo almak, yani yağ dokusunun artması insülin direncini artırarak insülin salgısının daha da artmasına yol açar, bu şekilde metabolik bir kısır döngü ortaya çıkar.
Fazla yağ dokusu insülin direncini tetikler mi?
Kilo almak, yani vücut yağ dokusunun artması insülin direncini ortaya çıkaran en önemli faktördür. Her kilolu kişide yoktur, ancak olan hastaların hemen tümü kiloludur. İnsülin aynı zamanda yağ dokusunu besleme özelliği olan bir hormondur, o nedenle insülin ne kadar fazla ise kilo alma riski o kadar fazladır. yapılsa dahi olan bir kişide insülin sürekli yağ dokusunu beslediği için kilo vermek zorlaşır. Spor insülin direncinin azaltılmasında çok önemli bir rol oynar. Diyetin düzenli uygulanması, sağlıklı beslenme yine insülin direncini en aza indirir.
İnsülin direnci ile ilgili en önemli konu, bu durumun şeker hastalığına zemin hazırlayan metabolik bir durum olmasıdır. Özellikle genetik yatkınlık varsa, yani ailede diyabet öyküsü varsa, varlığında sürekli fazla insülin salgılayan pankreas yorularak insülin salgısını azaltırsa diyabet ortaya çıkar. Bu sürecin aşamasında fark edilerek tedavisi ise diyabet gelişme riskini azaltır.

Alıntıdır.

4 Temmuz 2010 Pazar

BİM'in Gerçek Yüzü

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın Danışmanı ve BİM
marketlerinin sahibi :

Cüneyt Zapsu, hem Kürt Teali Cemiyeti'nin Kurucu üyesidir
hemde Kürt Hevi Cemiyeti'nin Kurucusu 'Kürdistan'da Kürtten başka hiçbir millet yoktur' diyen Abdurrahim ZAPSU'nun torunudur.

Alman vatandaşı olduğu için milletvekilli adayı olmadığı belirtilen Cüneyt ZAPSU AKP'nin kurucu üyesi
"Türkiye yalnızca Türklerin değildir, Bu düzenin koruyucusu olmamız mümkün değil... "
"Ata'ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok..."
"Bu hukuku hazırlayanlar bu düzenin kaldırılmasının maşası olacak..." diyen Tayyip'in danışmanıdır.

Yaşadığı sürede Türklere her fırsatta kin kusan babaannesi Hidayet Zapsu, Kürt isyanlarının baş aktörü olan Bedirhan aşiretine mensuptu.

BİM'in de sahibi olan Cüneyt ZAPSU' nun halası PKK'nın ve Apo'nun akıl hocası Musa ANTER'in karısıdır.

ZAPSU'nun şirketlerinde,Kürt Teali Cemiyeti'nin başkan ve mensuplarının torunları yönetici olarak
görev yapıyorlar.

"Şeyh Sait'in öcünü alıyorum, aldım... "
Şeyh Sait ve taraftarları gerçek şehittirler' diyen, Şeyh Sait'in dava arkadaşı Abdurrahman ZAPSU'nun torunu Cüneyt ZAPSU icraatlarıyla da görülüyor ki, dedesinin kin Ve intikam duygularını başarıyla devam
ettiriyor.

AKP Genel Başkan Yarımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ise Şeyh Sait'in torunudur.

BİM'den alınan her ürün hainlerin gücüne güç katmaktadır. BİM Marketlerinden
alışveriş yapmayınız; yapanları uyarınız !

Bim artık Zapsu nun değil ama kimin???
Zapsunun hisselerini yabancı birine satcağı düşüncesini kabul etmeyerek araştırdım yine akp içinde bölünmüş gibi görünüyor ikide arap ortak var. Pkk hissesini yabancıya devretmez. Herşey size kalmış ben alışveriş yapmıyorum yapmayacağım aileme üzerinde kan olan para ile açılmış bir yerden asla  ve asla bir lokma bile yediremem. Dış düşmanlardan alışveriş elbette ediyoruz en büyük düşmanların ürettikleri şeyler evlerimizde evet ama içimizde ki düşmanı askerimin kanını dökenleri diğerlerinden önde tutuyor ve para kazandırmamak için her tür araştırmayı yapıyorum.

Mustafa Latif Topbaş 27.266.496 % 17,96
Abdulrahman El Khereiji 20.622.600 % 13,59
Ahmet Afif Topbaş 12.771.000 %  8,41
Zuhair Hamed Fayaz 5.989.650 %  3,95
Firdevs Çizmeci 1.799.990 %  1,18
Ömer Hulusi Topbaş 180.000 %  0,12
İbrahim Halit Çizmeci 10 %  0,00
Diğer (Halka Açık) 83.170.254 % 54,79


BİM'E ÖDEDİĞİMİZ HER LİRA PKK'YA GİDECEĞİNDEN , BİZLERE ŞEHİT VE GAZİ OLARAK GERİ DÖNECEKTİR

30 Haziran 2010 Çarşamba

Patatesli Kol Böreği






Çarşaf böreği ve kol böreği neredeyse aynı yapıma sahip benim evimde de çok sık yapılırlar. Aslında kalan patates yemeği ve ıspanak yemeği bu börekle değerlendirilir de diyebilirim. Ayrıca patates içi hazırlamam yaptığım kıymalı ya da sade patates yemeğini ezer iç harç olarak kullanırım emin olun çok güzel yakışıyor.

Hamuru için;
1 Yumurta
3 bardak un
ılık su ve tuz
Zeytinyağ ve Ayçiçek yap karışımı

İç Harç
Kalan patates yemeği :)

Yapılışı;

Unu havuz şeklinde açın ve yumurtayı kırın yanlara tuzu serpin ve yavaş yavaş su ekleyerek yoğurun. Kulak memesi yumuşaklığında olacaktır. Yaklaşık 5 samsa çıkacaktır. Yumruğunuzdan biraz küçük yuvarlaklar olsa yeterli. Unladığınız tezgahta (unu çok kullanmayın) tabak büyüklüğünde açın şekli önemli değil hamur açmayı bilmeyen biri bile çok kolay yapar bu böreği. Kenarları yüksek bir tepsi ya da tabağa alıp üzerine 1-2 kaşık sıvıyap karışımından sürün. 5 samsa bittiğinde yaklaşık 45 dk oda sıcaklığında bekletin açtığınız haamurları....

Tezgaha koyduğunuz 1 adet hamuru kenrlarından hafif hafif çekiştirerek büyütün. Basittir. Çok hızlı çekmeyin delinmesine aldırış etmeyin inceltebildiğiniz kadar inceltin ama çok ta zorlamayın yaklaşık 100x40 cm civarı açılacaktır.
İç harcı serpin ve elinizle havalandırarak kıvırın. Rulo olarak sarın önemli olan sıkı sarılmamış olması elinizi üzerine bastırarak değil yavaşça ve içersinde hava kalacak şekilde rulo yapılması sonra tepsiye U şeklinde yayın 5 hamurla 1 tepsi yapabilirsiniz.
Üzerine ayran ya da yumurta sürüp 180 derecede pişirdiğiniz fırına atabilirsiniz.
Afiyet olsun...

22 Haziran 2010 Salı

Artık Susmamak Lazım

  Her gün şehit haberlerine alışmış bir milletin ses çıkartmayarak vah vah diyip iki gözyaşı döküp sonra yemeğine devam etmesi ne kadar acıdır. Yolda bir kedi ya da köpek öldüğünde bunu gördüğümüz de 2 gün kendimize gelemiyoruz da gencecik  fidanlar ölürken bu  olayların devam etmesine alışmak nasıl bir rehavettir.

  Kaç gündür geziniyorum blogları kaç kişi yazmış Şehit haberlerini diye bir elin parmaklarını geçmez. Ama filistin için sayfa sayfa hareketler düzenleyen bloglar geliyor gözümün önüne..Ancak Filistinle "din kardeşliği" için İsrail'e posta koyan millet, devlet neden Azerbaycan Türkleri için Ermenistan'a, Irak Türkmenleri için ABD'ye, Azerbaycan Türkleri için İran'a, Kırım Tatarları için Rusya'ya,Uygur Türkleri içn Çin'e posta koymaz  bu da ayrı bir mesele... Ölenlerde müslüman hatta bizim canlarımız. Filistin için yürüyen milyonlar sokağa parmak ucunu uzatmadı Şehitler  için. Bizi savunurken ya da bizim için askerdeyken öldüler. Artık biraz sarsılıp kendimize gelme zamanıdır. İç savaş budur. Sadece askerler değil otobüse binen, yolda yürüyen herkesin hayatı tehlikededir.

Çok rahat bu 39. kürt isyanıdır diyorlar.''Bütün kürtleri üstünüze salarız bizim kaybedecek birşeyimiz yok biz boş küpü dolu küpe çarparız'' diyenlere. Bizim nasıl Türk evlatları olduğumuzu göstermemiz lazım. Türkiye de yaşayan her ferdin evine korkmadan Türk bayrağı bile asamadığı günlerde korkmadan yılmadan harekete geçme zamanıdır. Biz Metehanın, Attillanın,  Atatürk'ün torunlarıyız. Ölü toprağını üzerimizden atma zamanıdır.

Özellikle biz kadınların başlatacağı hareket en önemlisidir. Yarın okula giden çocuğumuzun bunların monotof kokteyli ile yanıp ölmeyeceği garantisi yokken sessiz kalıyor harekete geçmiyor sadece izliyorsak. Başımıza gelince ahlayıp vahlamalar vicdan azabına döndükçe ipi boynumuza biz taktık diye düşüneceğimizi bilmeliyiz. Oğlumuzu askere gönderince her gün ölüm haberini alabileceğimizi bilmek acısı ile mahvolurken yine bizim seçimlerimizin bizi bu hallere getirdiğini bilmemiz gereklidir.

Bize bunu yapan içimizde dir. dtp pkkdır ve pkk nın aldığı oylar ortada dır. Lütfen ülkenize sahip çıkın. Lütfen evlatlarınıza sahip çıkın.

Çömelme Açılımı... Yılmaz ÖZDİL

Çok savaş gördü bu millet...


Çömelen devleti ilk kez görüyor.

*        *       *

Her yer jammer dolu.
Sinyal kesiyorlar.
Ki, mayın filan patlamasın.
Havada üç tane Kobra var.
Tam teçhizatlı, tur atıyorlar.
Arada ısı bombası fırlatıyorlar.
Ki, roket gelirse hedefi şaşırsın.
Yüzlerce bordo bereli etrafta...
Araziye yayılmışlar, eller tetikte.
Kum çuvallarıyla çevrili siper...
Ardında, çömelmiş Başbakan.
Ve, Genelkurmay Başkanı.
Ki, mıhlamasınlar.

*        *       *

Moral vermek için yapılan ziyaretin, moral bozucu fotoğrafıdır bu.

*        *       *

Kimseyi rencide etmek maksadıyla yazmıyorum; ben de olsam, ben de çömelirim... Çünkü, elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdiğimiz Irak topraklarına, kendi topraklarımızdaki kum çuvallarının ardından çömelerek bakabiliyoruz bugün anca.

*        *       *

Ankara’da yıllardır yan gelip yatarken, dizlerinin üstüne çökmüş örgütün, yeniden ayağa kalkmasına göz yummanın neticesidir bu... Kahramanlarımıza vatan haini muamelesi yapıp, içeri tıkarken, “güzel şeyler oluyor” deyip, teröriste havai fişek fırlatmanın, şımartmanın neticesidir. Şeref madalyalı subaylarımız kendi kafasına sıkarken, utanmadan sırıtmanın... “Camilerimizi bombalayacaklar, bize suikast yapacaklar” iftirasıyla cahil cüheladan oy toplayıp, elinde roketle gezenleri gizli gizli affetmeye çalışmanın bedelidir. Adamlar harıl harıl memleketin yollarına mayın döşerken, şarkıcılarla türkücülerle şov yapmanın, 4-4-2’yle mi yoksa 3-5-2’yle mi hallederiz bu meseleyi diye, futbolcularla top sektirmenin bedelidir.

*        *       *

Bir taraftan “kardeşim” diye bağrına basacaksın Barzani’yi... Öbür taraftan “taşeron bunlar” deyip, kum çuvallarının ardından çömelerek bakacaksın Barzani’nin topraklarına.

*        *       *
    
Nasıl gezebiliriz ki ayakta?

17 Haziran 2010 Perşembe

Limonlu Cheesecake






 İkinci cheesecake denemem oldu bu ve cheesecake zor değilmiş hatta kolaymış diyebilirim. Bir çok blog gezdim. Bir çok farklı tarif okudum. Bir çoğunda ya lor peyniri vardı ya da labne fazlaydı. Bende karışık bir deneme yapayım dedim. Hala mikserim olmadığı için yumurta, krema kabartamadım. Bu sebeple biraz ince oldu. Aslında bisküvisini az koysaymışım tam tadında olacakmış.

Malzemeler;
Taban için;

1,5 paket eti burçak(ben 2 kullandım)
100 gr eritilmiş tereyağ
1 avuç ceviz

Krema için;

2 paket labne (kalın isterseniz 4)
1 paket krema (200 gr)
3 yumurta
1 bardak şeker
2 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi

Limon Sosu için;

1/2 bardak şeker
1 yemek kaşığı tereyağ
1 yumurta
1 yumurta sarısı
2 çay yaşığı limon kabuğu
6 kaşık limon suyu

Yapılışı;

Taban için rondoda bisküvileri ve cevizi çekin. Erittiğiniz yağı ekleyin.ve altını yağlı kağıtla kapladığımız kelepçeli kalıba yayalım. Buzluğa atalım.

Krema için labneleri, şeker ve limon kabuğu ile çırpalım. İçine kremayı ekleyip tekrar çırpalım. Yumurtaları da tek tek ekleyelim ve çırpmaya devam ederim. Dondurucudan çıkarttığımız tabanın üzerine dökelim. 180 derecede yaklaşık 40 dk pişirelim.

Sos benmari üsülü olarak yağ hariç bütün malzemeleri koyup pişirelim ve sos kıvam alınca yağı da ekleyelim. Pişmiş labnenin üzerine dökelim.

Afiyet Olsun...















6 Haziran 2010 Pazar

Bahar Yorgunluğu mu Nedir??






  Uzunca bir zamandır yazı yazmıyorum bloğuma... Yorum bırakmaya çalışıyorum genelde ama yazmak için gitmiyor parmaklarım tuşlara.. Söylemek istediğim ama söyleyemediğim sessiz çığlıklarımın olduğu bir dönemdeyim ondan mı yoksa bahardan mı bilemedim.
  Tarifler hazır resimler tamam ama gel gelelim bir oturtamadım :) neredesin diye soran, gözleri yeni eklenenlerde beni arayan bütün arkadaşlara sesleniyorum yakında döneceğim :)
  Bu arada Bodrum da hava sıcak sayılır tatile çıkmak isteyen ve Bodrumu tercih edecek arkadaşlara Bodrum'un içi için ya ilkbaharı ya sonbaharı seçmelerini tavsiye ederim :)) Burada gerçekten görülmesi gereken yerler hakkında yakında yazılar yazacağım...Bodrumun içi yerine seçbileceğiniz yerler yazıları yakında sizlerle olacak. :)