Hayatın her tadı ayrıdır. Ve bu tatların bazılarını beraber paylaşmak istedim. Sizde isterseniz buyrun bloğuma...
27 Kasım 2010 Cumartesi
Mercimekli Köfte
Mercimekli köfte en çok sevdiğim ve güzel yaptığım söylenen bir salata türü. Bu güne kadar nasıl oldu da tarifi vermedim acaba :) herkese sevgiler. Hala yardım bekliyorum etkinlik konumu buldum. İp uçlarını bekliyorum.
2 bardak mercimek
3.5 bardak su
2 bardak ince bulgur
Orta boy soğan
1 kaşık biber salçası
1 kaşık domates salçası
Maydanoz
Taze soğan
Tuz
Kimyon
Pulbiber
Mercimekleri iyice yıkadıktan sonra 3.5 su bardağı su da haşlıyoruz. Orta ateşte çok fazla ateşi açmadan haşlarsanız su yeterli olacaktır. İyice eriyince mercimekler ince bulguru ekleyin. Kapağını kapatıp demlenmeye bırakın. Ben genelde bir gece önceden yaparım sabaha kadar demlendiririm.
Ayrı bir tava da orta irilikte doğradığınız soğanı kavurun. İçine salçayı ekleyin daha sonra tuz, kimyon, pulbiber ekleyin. Daha sonra mercimekli harca ekleyin. Yoğurun. En son doğradığınız yeşillikleri ekleyin tekrar yoğurun. Ve şekillendirin afiyet olsun.
Etiketler:
Kırmızı Mercimek,
lentil,
mercimekli köfte,
Salatalar,
Salatalar ve Mezeler
23 Kasım 2010 Salı
Sebzeli Noodle ve Fırında Kuzu
Eşimin en çok sevdiği yemek. Ne görüyorsanız lezzeti de o kesinlikle tavsiye ediyorum. Bir sürü tarif birikti bu arada bir etkinlik yapmak istiyorum bilgisi olan bir arkadaş varsa bana yardım edebilir mi? Şimdi sizi yemekle başbaşa bırakıyorum.
Kuzu
Kuzu Kol
Tane Kırmızı, Yeşil, Beyaz ve Kara biber
Kekik
Taze Biberiye
Tohum Kişniş
Tohum Kimyon
1 Kaşık Barbekü sos
Havanda kekik, kişniş, kimyon biberiye dövülür. İçine çok az zeytinyağ eklenir ve macun yapılır. Kuzu kol bu karışım ile ovulur. Ben kolu ikiye bölüyorum ve bu harçla ovup strech film ile sarıp dolaba kaldırıyorum. İsterseniz buzdolabında biraz dinlendirin öyle yapın siz bilirsiniz. Yapmak istediğim zaman dolaptan çıkartıp üzerine barbekü sos sürüyorum ve tane karabiber atıyorum 230 derecede 1 saat pişiriyorum sonra fırın derecesini 150 dereceye alıp 2 saat kadar pişiriyorum.
Noodle (çin eriştesi)
Havuç
Soya filizi
Renkli Biber
Soya Sosu
Kırmızı Soğan
Su
Tuz
Soğanlar yarım ay şeklinde doğranır. Sebzeler patates soyucusu ile soyulduktan sonra yine patates soyucusu ile bitene kadar soyar gibi doğranır. Wok tavada ilk önce soğanlar ardından sebzeler konarak çevrilir Sebzeler pişince soya sosu konur. Noodle suda makarna gibi haşlanır. 5 dk kadar kısa bir sürede olacaktır. Noodle'ların suyundan 2 kaşık kadar pişen harca eklenir ve noodlelarda alınır ve bir iki kere çevrildikten sonra altı kapanır.
Afiyet olsun...
Etiketler:
Ana yemekler,
Et Yemekleri,
kuzu etli börek,
kuzu kol,
noddle,
Pilavlar ve Makarnalar,
Yemek Tarifleri
13 Kasım 2010 Cumartesi
Yalancı Acıbadem Kurabiyesi (ben buldum ben buldum)
Uzun zamandır yoktum ve hiçbir etkinliğe katılamadım bu sebeple Serap Arkadaşımızın yalancı tarifler etinliğine yetişmek istedim. İki gündür uydursam uydursam ben bir yalan uydursam formundayım. Sürekli ne yapmam gerektiğini düşündüm ve sadece bildiğim iki yalancı tarif vardı. Biri yalancı tavuk göğüsü diğeri yalancı dolma. Ama bunlar herkesin bildiği tariflerde bende hemen uydurdum bir tarif. Yanlız tam tutturmuşum yalan olduğuna kimse inanmaz :) tadı neredeyse aynı sizde deneyin bayılacaksınız bu yalana...
Malzemeler;
3 yumurta akı ( bir tanenin sarısı da gitti içine )
1,5 bardak şeker
1 çay bardağı hindistan cevizi
1 bardak badem unu( bademleri ince çekiyoruz)
1/2 bardak un
Yapılışı şeker ve yumurta akları çırpılır köpük yapılır. İçersine geri kalan malzeme dökülür. Muffin kalıplarına konur 1.5 kaşık koydum. Ardından 180 derecede ısınmış fırında 10 dk pişirdim. Afiyet olsun..
10 Kasım 2010 Çarşamba
9 Kasım 2010 Salı
Ispanaklı Pasta
Ispanaklı pastayı uzun zamandır denemek istiyordum ama bir türlü fırsat olmamıştı. Bu güne kadar denemek istemiş ama deneyememiş olanlara tek sözüm hemen mutfağa...
Bizde tatlıya düşkün bir ben varım eşim bu güzelim pastadan bir dilim yemedi. Ben pasta çörek ne kadar seviyorsam eşim o kadar sevmez e iki kişiyiz yapınca kalıyor o yüzden üzülüyorum bende annemlere gönderdim. Annem de oğlu gibi çok düşkün değildir tatlıya arkadaşları gelmiş ve onlarla paylaşmış yolda beni gören bütün arkadaşları direk pastanın tarifini istedi.
Herkesin beğendiği bir pasta oldu. Şimdiye kadar yapmadıysanız ki ben çok geç kaldım biliyorum deneyin seveceksiniz.
Yapmaya karar verince blogları gezdim bir kaç kitap dergi karıştırdım ama yine bildiğimi okudum. Kek olayı olunca ne ölçü tanırım ne tarif hemen elim neye giderse koyarım :) tarifin dışına çıktım ama eğer orjinalini isterseniz bir çok arkadaşım yapmış. Ben değiştirerek yaptım çok güzel oldu.
Malzemeler
3 yumurta
1.5 bardak şeker
3 mandalinanın suyu(yaklaşık 1 çay bardağı)
1 bardak ıspanak(rondodan geçirilmiş)
1 çay bardağı sıvı yağ
3 bardak un
Kabartma tozu, vanilya
Şam fıstığı, fındık ( toplam bir avuç kadar)
Kreması;
500 ml süt
2 kaşık un
1 kaşık nişasta
1 bardak şeker
Yapılışı;
Yumurta şeker ile iyice çırpılır ben mikser kullanmıyorum mikserle 3 dk yeterli. Sonrasın da İçerisine un kabartma tozu ve vanilya hariç geri kalan bütün malzemeyi dökülür çırpılır. Ardından toz olan malzemeler dökülür. Fındık ve şamfıstığı toz haline getirilip eklenir. Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında yarım saat kadar pişirilir.
( Mandalina suyu kekin pandispanya gibi olmasına yardımcı oluyor. Bu sebeple pasta yapılacak her keke konabilir. Bunu bu keki yaparken keşfettim. )
Krema;
Herkesin bir kreması vardır bende bunu yapıyorum tarifi birilerinden alındı elbet ama kimden aldım unuttum. Kim bulduysa ellerine sağlık.
Malzemeler karıştırılır ve pişirilerek muhallebi yapılır çırparak soğutulur.
Fırından çıkan kek soğuyunca ikiye bölünür isterseniz büyük bir tepsiye koyun daha küçük bir tepsi ile yuvarlak çıkartıp kenarlarını rondodan çekin isterseniz 3 e bölün ortadaki parçayı rondodan geçirin tamamen size kalmış.
Elimizde ki iki parça kekin ortasına ve üzerine soğuyan krema dökülür. 10 dk beklenir ve önceden hazırladığımız krem şanti ile süslenir. Rondodan geçirdiğimiz kek kırıntıları çevresine yapıştırılır ve üzerine serpilir.
Afiyet olsun...
Etiketler:
ıspanak,
Ispanaklı kek,
ıspanaklı pasta,
Kek ve Pastalar,
spinach cake
3 Kasım 2010 Çarşamba
Taşındım, Yerleştim, Buradayım, Taşınma İp uçları
Takip edenler bilir uzun zamandır yoktum. Taşındım eski evim apartman katıydı ve sorunları vardı. Artık müstakil ve bahçesi olan bir evim var ki benim gibi ekip biçme meraklısı biri için çok güzel oldu. Yakında ev ve bahçe ile ilgili bir blog daha açacağım sanıyorum.
Taşınmak gerçekten zormuş ama ciddi deneyim kazandım ve sizinle bu deneyimleri paylaşmak istedim.Taşınacak ve benim gibi bu işin altından tek başına kalkması gereken birileri vardır belki diye düşündüm. Bir kaç küçük ipucu ama çok işinize yarayacak.
İlk ve en önemli olan şey en gereksiz olan yani şu hiç kullanmadığınız şeylerden başlamak. Kırılacaklar koliye konur ve üzerine aldığınız yer yazılır. Büfe içindekiler büfe içi diye, büfe çekmecesindekiler aynen yine üzerine yazılmalı. Kullanılmadıkları için ilk toplanarak ortadan kalkacak ve daha sonra boşa el oyalamayacaklar.
Kıyafet vs gibi şeyleri hurçlara koyma planım vardı ama hurç burada çok pahalı adedi 5 tl civarı ve bana en az 50 tane falan lazımdı. Bende şu ağzı bağlanan çöp torbalarından aldım. Gerçekten hayat kurtarıcılar. Eğer ucuzlarından alırsanız çift kat yapın çünkü çok çabuk deliniyorlar. Üzerlerine not yazmak zor ondan ben bantla küçük not kağıtları yapıştırdım.
Kıyafetleri herşeyi ütüledim öylece kaldırdım taşıdığımda dolabım sadece 2 saatimi aldı ve herşey yerleşmiş oldu birşeyler aramakla uğraşmadım.
Muftakta her kolinin üzerini yazmalısınız içinde ne olduğunu görebileceğiniz notlar düşmelisiniz emin olun herşey aranabiliyor o anda.
Eski çarşaflarınızı eve gitmeden önce küçük küçük bölün temizlik için. Taşınana kadar ne kadar temizlesenizde taşındıktan sonra en az o kadar daha temizlemeniz gerekecek. Eski çarşafım yok diyorsanız şu metre metre satılan sarı bezlerde çok iş görüyor.
İlk gün genelde dışarıdan yemek yenir ama birşeyleri aramamak için önemli bir mutfak kolisi şart kolileri mıncık mıncık yapmaktansa kişi sayısı kadar tabak, bardak, çatal ve tuz koyduğunuz küçük bir koli işinize yarayacaktır.
Büyük eşyaların sarılmadan taşınmsına karşıyım ben evde ne varsa kapladım. Koçtaştan kaplamak için çocukken pıt pıt patlattığımız koruyucu naylonlar vardı ya patlangaç :) onlardan aldım 50 metrelik 3 top iş gördü. Beyaz eşya mobilya ne varsa onlarla sarıp bantladım böylece çizilme olmadı ayrıca herkes ellediği için eve gelince temizleme derdim olmadı şöyle bir silmem yada cilalamam yetti.
Eve geldikten sonra her koli gideceği odaya çıkarılırsa eşya karışıklığı yaşamazsınız en az kullandıklarınızı en son yerleştirin hatta acil kullanmayacağınız bir oda da dururlarsa dağınıklık sinirinizi bozmaz ertesi gün kolisi yazabilirsiniz diğer yazdıklarınızdan kalan küçük bir yere :))
Aklıma daha başka birşey gelirse buraya eklerim tarifler gelecek yakında...
Güzel günlere uyanın...
Etiketler:
Bahçe ve Evimi Dekore Ederken,
Taşınma,
Taşınma İpuçları
29 Ekim 2010 Cuma
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
En şanlı bayram olan Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. Cumhuriyeti yaşamamız için can veren onca şehidin Ruhu şad olsun.
16 Eylül 2010 Perşembe
Sözün Bittiği Yer...
Uzun zamandır yazı yazmıyordum. Toplanma, ev arama, taşınma hazırlıkları vs ile uğraşırken çok boşladım blogumu ama artık yavaş yavaş dönüyorum...
Döner dönmez beni takip edenlerinde bildiği üzere Referanduma değinmeden edemezdim.
Sözün bittiği yerdeyiz gerçekten,
Söyleyecek o kadar çok sözüm varken konuşamama durumu yaşıyorum. Belki bildiğim ama yine de umudumu kesmediğim ülkem insanlarına asla güvenmemem gerektiğini ülkeyi ele geçirmek isteyen örümcek beyinleri gördükçe deliriyorum.
Evet diyenlere saygılıyım falan diyecek değilim. Bu konu ülkemin ele geçirilmesi ise zamanında ingilizlere kucak açanlar ne ise bu gün evet diyenler benim için aynıdır. Ülkeyi işgal edenler içimizdekilerse ve buna sadece din elden gidiyor(bu güne kadar din elden gitti ya), eyvah biz evet demezsek Evren asılmaycak(zamanında anne babaları yaptıkları yüzünden ordudan darbe isterken), Darbe yapacaklar( Darbe yapacak ordu kalmış sanki) vb. gibi saçma nedenleri öne sürenler sadece kendi menfaatleri için ülkeyi ipin ucuna götürdüler. Bu kişilere saygı duymam söz konusu olamaz.
Anlamadıkları şey şu burası İran değil asla İranın başına gelenler Türkiye nin başına gelemez. Bir Türk dünyaya bedeldir bazılarına hayali bir söz gibi gelsede ıspatı tarihtedir. Bizi bir kere öldürürler biz bin defa doğarız. En büyük düşmanımız içimizdedir. Bizi hep vatanımın ekmeğini yiyenler sırtımızdan vurmuştur. Bedelini ödeyeceklerdir...
Döner dönmez beni takip edenlerinde bildiği üzere Referanduma değinmeden edemezdim.
Sözün bittiği yerdeyiz gerçekten,
Söyleyecek o kadar çok sözüm varken konuşamama durumu yaşıyorum. Belki bildiğim ama yine de umudumu kesmediğim ülkem insanlarına asla güvenmemem gerektiğini ülkeyi ele geçirmek isteyen örümcek beyinleri gördükçe deliriyorum.
Evet diyenlere saygılıyım falan diyecek değilim. Bu konu ülkemin ele geçirilmesi ise zamanında ingilizlere kucak açanlar ne ise bu gün evet diyenler benim için aynıdır. Ülkeyi işgal edenler içimizdekilerse ve buna sadece din elden gidiyor(bu güne kadar din elden gitti ya), eyvah biz evet demezsek Evren asılmaycak(zamanında anne babaları yaptıkları yüzünden ordudan darbe isterken), Darbe yapacaklar( Darbe yapacak ordu kalmış sanki) vb. gibi saçma nedenleri öne sürenler sadece kendi menfaatleri için ülkeyi ipin ucuna götürdüler. Bu kişilere saygı duymam söz konusu olamaz.
Anlamadıkları şey şu burası İran değil asla İranın başına gelenler Türkiye nin başına gelemez. Bir Türk dünyaya bedeldir bazılarına hayali bir söz gibi gelsede ıspatı tarihtedir. Bizi bir kere öldürürler biz bin defa doğarız. En büyük düşmanımız içimizdedir. Bizi hep vatanımın ekmeğini yiyenler sırtımızdan vurmuştur. Bedelini ödeyeceklerdir...
5 Temmuz 2010 Pazartesi
Kilo Almak ve Vermekle İlgili Bilmediklerimiz!!!
Fazla kilolarınızdan kurtulmak için kalorisi düşük besinleri mi tercih ediyorsunuz? Doğru yoldasınız. Çünkü ihtiyacınızdan fazla aldığınız her 7 bin kalori 1 kilo daha yağ depoladığınız anlamına geliyor. Tam tersi durumda ise günlük ihtiyacınız olan kaloriyi yarıya düşürürseniz, 1 hafta sonra kendinizi 1 kilo zayıflamış bulabilirsiniz.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyet yapanların mutlaka kalori hesabı yapması gerektiğini belirtiyor.
Fazla kilolarınız var ve yaz gelmeden kurtulmak istiyorsunuz. Diyete başladınız, daha az kalori alarak zayıflamaya çalışıyorsunuz. Doğru yoldasınız çünkü kilo alıp vermek aslında matematiksel dengeler ve hesaplamalar üzerine kurulu. Yani kilo vermenin de bir matematik denklemi var! Bu denklemi şöyle düşünebilirsiniz; bir kalori kumbaramız var.
Günlük almamız gereken zorunlu kalorinin üzerinde aldıklarımız artı kalori hanesine yazılıyor ve bunlar toplanarak fazla yağlara dönüşüyor. Tam tersi durumda da yani günlük harcadığımız kalorinin altında kalori alırsak aradaki açık eksi kalori hanesine yazılıyor ve dolayısıyla vücudun enerji ihtiyacı için daha önce depolanmış yağlar yakılmaya başlanıyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyet yapanların mutlaka kalori hesabı yapması gerektiğini belirterek metabolizmamızın çalışması, kilo alıp vermedeki matematiksel dengeler hakkında merak edilen soruları yanıtladı:
Diyet yaparken kalori hesabı yapmak doğru mu, yanlış mı?
Her 7 bin kalori bir kilo demektir. Yani yaktığımızdan her 7 bin kalori fazla aldığımızda bir kilo alırız. Aynı hesaba göre yaktığımız kaloriden her 7 bin kalori az aldığımızda da bir kilo veririz. Vücutta kumbara sistemi vardır, artı ve eksi kalori kayıtlarının olduğu bir kumbaradır bu.
Diyelim ki bazal metabolizmamız 1500 kalori olsun. Günlük hareketle de 500 kalori harcamış olalım. Böylece günde 2 bin kalori yakmış olalım. Eğer günde 2 bin kalori yakan bir kişi olarak, bin kalorilik bir diyet yaparsak, bir haftada 7000 kaloriyi eksi kalori hanesinde toplayarak 1 kilo veririz. Tersine, her gün yaktığımız kaloriden 1000 kalori fazla alırsak bir haftada artı kalori hanesine 7000 kalori toplayarak 1 kilo alırız.
Peki kalori yakmamızda etkili olan bazal metabolizma nedir, nasıl çalışır?
Metabolizma iki ayrı bölümden oluşuyor. Birincisi bazal metabolizma dediğimiz 24 saat hiç hareketsiz dursak bile böbrek, karaciğer, kalp gibi iç organlarımızın çalışması için vücudun harcadığı enerjidir. İkincisi de hareketle harcadığımız enerjidir, hareketimiz değişken olduğu için hareketle harcadığımız enerji de değişkendir. Bazal metabolizma beyinde bir merkez tarafından kontrol edilir, günlük hareket düzeyimiz, beslenme düzenimiz, günlük kalori alımı gibi faktörlerin etkisi ile bazal metabolizma artabilir ya da yavaşlayabilir.
Bazal metabolizmayı hangi faktörler etkiler?
Bazal metabolizma pek çok faktör tarafından etkilenir. Halk arasında en çok bilinen ve üzerinde durulan tiroid fonksiyonlarındaki değişkenliktir. Oysa düzenli beslenip beslenmediğimiz, gün içinde aç kalıp kalmadığımız, yediğimiz gıdaların içeriği, günlük hareket düzeyimiz, kullandığımız ilaçların özellikleri, uyku düzenimiz başta olmak üzere bazal metabolizmanın düzenlenmesinde etkili olan çok sayıda faktör vardır.
Kimin metabolizması en hızlıdır?
En hızlı metabolizma sanılanın aksine kilolu olan ve hiç diyet yapmayanlardır. Ne kadar çok yiyorsak aslında metabolizma o kadar hızlıdır, kilomuz ne kadar fazlaysa, hareket ederken taşıdığımız kütle fazla olacağından harcayacağımız enerji de o kadar fazladır.
Metabolizması en yavaş kişiler kimlerdir?
Sürekli diyet yapanların metabolizması çok yavaştır. Bize birçok kişi diyetimi bozmuyorum, ama hiç doymuyorum, kilo veremediğim gibi kilo alıyorum diye gelir. Bunun nedeni sürekli düşük kalorili diyete vücudu alıştırmalarıdır.
Metabolizmanın yeterli ve sağlıklı çalışıp çalışmadığının diğer belirteci aç kalarak beslenip beslenmediğimizdir. Eğer günde 1-2 öğün yiyorsak, kahvaltıyı atlıyorsak, bütün gün aç gezip sadece akşam yemeği yiyorsak vücut enerji girdisini az olarak algılar ve her şeyi depolamaya başlar. Enerji harcamayı mümkün olduğu kadar azaltır. Açlık metabolizmayı yavaşlatan önemli bir faktördür.
Diyet yaparken kilo takılmaları neden oluyor?
Sürekli aynı diyetle aynı kaloriyle beslenince bazal metabolizma yavaşlar. Bazal metabolizmayı beyinde hipotalamus adı verilen bölüm düzenlemektedir. Hipotalamus bu düzenlemeyi öncelikle günlük aldığımız kaloriye göre yapar. Hep aynı kaloriyi alıyorsak, yaktığımız kaloriyi buna eşitlemek için uğraşır.
Diyet yapmaya başlayınca daha önce bahsettiğimiz gibi bir kalori açığı yakalarız, eksi kalori hanesinde biriken kaloriler 7000 kalori olunca 1 kilo veririz. Ancak aynı diyete devam ederken hipotalamus harcanan kaloriyi aldığımız ile eşitler ve bir süre sonra yaktığımız-aldığımız kaloriler eşit hale gelince eksi kalori hanesinde puan toplayamaz hale geliriz. Bu süreçte ara ara diyeti bozdukça artı kalori hanesine puan atmaya başlarız ve burada toplanan kaloriler 7000 kalori olunca bir kilo alırız. Yani diyet yaparken kilo almaya başlarız. ‘Su içsem yarıyor’ aşaması genellikle bu aşamadır. Tabii yarayan su değil ara ara bozmaların getirdiği kalori birikimidir.
Takıldığımız kilolardan kurtulmanın yolu nedir?
Bu süreci geciktirmenin ya da düzeltmenin birinci yolu düzenli spor yapmaktır. Spor yapmak metabolizmanın yavaşlamasını önler. Ayrıca diyet mutlaka diyet uzmanı eşliğinde profesyonel bir düzenleme ile yapılmalıdır. Diyet uzmanı diyet sırasında kişinin metabolik cevabına göre diyeti değiştirir, kalorinin vücuda giriş şeklini değiştirir ve hipotalamusun diyete uyum sağlayacak şekilde metabolizmayı yavaşlatmasını önler ya da geciktirir. Ayrıca kontrollü diyet yapmanın, diyeti bozma sıklığını azalttığı da gösterilmiştir.
Sporun diyete yardımcı olması için ideal süre ne olmalıdır?
Herkesin spor ihtiyacı farklıdır. Hiç spor yapmayan bir kişi yürüyüş yaparak spora başlayabilir. Gün aşırı 30-60 dakikalık yürüyüş son derece faydalı olabilir. Zaten düzenli spor yapmakta olan bir kişi metabolizmayı daha da hızlandırma ihtiyacı duyarsa yağ yakıcı egzersiz yapması gerekir (step, aerobic, koşu vb..)
Sporun yaşam biçimi haline gelmesini öneriyoruz, eğer yaşam biçimi haline gelmeyecekse kilo vermek istediğiniz dönemde faydası olur, ancak sporu bırakınca metabolizma üzerindeki etkisi kaybolur. Diyelim 10 kilo vermeniz gerekiyor, 3 aylık süre içinde her gün iki saat spor yaptınız ve günlük enerjinizi artırdınız. İstediğiniz kiloya indikten sonra sporu tamamen bırakırsanız, harcanan kalori azaldığı için metabolizmada hemen kalori fazlası meydana gelir ve kiloların en azından bir kısmını geri alırsınız.
Yağ yakıcı egzersiz için gün aşırı yine haftada üç gün yaklaşık 40-50 dakika spor yapmalı. Ancak yağ yakabilmek için bu sürenin en az 20 dakikasında kalp hızının 120’ye çıkması gerekiyor. Step, koşu, aerobik, düzenli yürüyüş yapan kişide metabolizmayı hızlandırıp kilo vermeyi kolaylaştırmak mümkün olabiliyor.
İnsülin direnci metabolizmayı nasıl etkiliyor?
Kan şekerini kontrol edip şeker hastası olmamızı engellemek için vücudun salgıladığı hormon insülindir. Bazı kişilerde insülin normal miktarlarda şeker kontrolü sağlayamaz, bu kişilerde şeker hastası olmayı engellemek için vücut normalden fazla insülin salgılamak zorunda kalır. Artan insülin kan şekeri kontrolünü sağlar ama birtakım yan etkilere de yol açar. Kan şekeri kontrolünün normalden fazla miktarda insülin ile sağlanmasına ‘İnsülin Direnci’ diyoruz. Artan insülin sık acıkmaya, sofradan yeni kalkıldığında dahi açlık hissine, gece yeme alışkanlığına ve tatlı krizlerine yol açabilir. Bu nedenle ortaya çıkan beslenme düzensizliği kilo almaya yol açar. Kilo almak, yani yağ dokusunun artması insülin direncini artırarak insülin salgısının daha da artmasına yol açar, bu şekilde metabolik bir kısır döngü ortaya çıkar.
Fazla yağ dokusu insülin direncini tetikler mi?
Kilo almak, yani vücut yağ dokusunun artması insülin direncini ortaya çıkaran en önemli faktördür. Her kilolu kişide insülin direnci yoktur, ancak insülin direnci olan hastaların hemen tümü kiloludur. İnsülin aynı zamanda yağ dokusunu besleme özelliği olan bir hormondur, o nedenle insülin ne kadar fazla ise kilo alma riski o kadar fazladır. Diyet yapılsa dahi insülin direnci olan bir kişide insülin sürekli yağ dokusunu beslediği için kilo vermek zorlaşır. Spor insülin direncinin azaltılmasında çok önemli bir rol oynar. Diyetin düzenli uygulanması, sağlıklı beslenme yine insülin direncini en aza indirir.
İnsülin direnci ile ilgili en önemli konu, bu durumun şeker hastalığına zemin hazırlayan metabolik bir durum olmasıdır. Özellikle genetik yatkınlık varsa, yani ailede diyabet öyküsü varsa, insülin direnci varlığında sürekli fazla insülin salgılayan pankreas yorularak insülin salgısını azaltırsa diyabet ortaya çıkar. Bu sürecin insülin direnci aşamasında fark edilerek tedavisi ise diyabet gelişme riskini azaltır.
Alıntıdır.
Etiketler:
diyet,
Diyet Ve Zayıflama,
kalori,
kilo almak,
kilo vermek,
zayıflama
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






