Hayattan azıcık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayattan azıcık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2011 Çarşamba

Ben Buldum Etkinlik Tarifleri-9

      Etkinliğime katılan herkese sonsuz teşekkür ediyorum.  Destekleriniz için çok sağolun.


81-)Ana yemek kıvamında börek olmuş Püreli Köfteli Börek tarifi için Benim Lezzetlerim bloğunu ziyaret edebilirsiniz.Katılım için teşekkürler. Fikrine sağlık canım. 




 82-)Kekli Bisküvili İrmik Tatlılı ve Ananaslı Pasta ismi ve resmi zaten belli ediyor ağızlarda oluşacak güzelliği. Tarif için Benim Lezzetlerim bloğunu ziyaret edebilirsiniz. Katılım için teşekkürler. Fikrine sağlık.




83-)Şimdi küçük Mustafa'nın güzel buluşu var sırada. İlerde blog açarsa şaşmam sevgili papatya68'in oğlu. Keşkek mantısı tarifi için Benim Lezzetlerim bloğunu ziyaret edebilirsiniz. Katılım için teşekkür ederim. Fikrine sağlık.




84-) Zerdeli Sütlaç yapmış sevgili Mutfakta 1 İnci bu pratik tarif için bloğunu ziyaret edebilirsiniz. Katılım için teşekkürler. Fikrine Sağlık.




85-) Sütlaç ama bildiğiniz sütlaç değil gerçekten enteresan denemek isterseniz Tubya and Memo 'nun bloğuna bakmanız yeterli. Katılım için teşekkürler. Fikrine sağlık canım.


 86-) Erişte yapımı zor birşeydir. Ama arkadaşımız pratikleştirerek bizler için bir tarif bulmuş. Ebruli Yemek Tarifleri  bloğundan tarife ulaşabilirsiniz. Katılım için çok teşekkür ederim. Fikrine sağlık. 



87-) Sebzeli Mücver tarifi var sırada. Ben mücveri çok seviyorum sizde benim gibi mücver sevenlerdenseniz tarif için Yüksek Topuklar bloğunu ziyaret edebilirsiniz. Katılım için teşekkür ederim. Fikrine sağlık.



88-) Kuru Fasulyeli Mücver tarifi var sırada enteresan olduğu kesin. Sizde denemek isterseniz Lezzetli Somunlar bloğunu ziyaret edebilirsiniz.Katılım için teşekkürler. Fikrine sağlık.



 89-) Lavaş Ekmekli Maydanozlu Pratik Krep tarifi ve daha nice güzel tarif için Sağlıklı Mutfak bloğunu ziyaret edebilirsiniz. Katılım için teşekkür ederim. Fikrine sağlık canım.



90-) Biberli Hellim Peynirli Kalp Tost var sıra da  yemek tarifleri değil daha bir çok güzelliği sitesinde paylaşan Pembe Rehber 'i ziyaret edip bu tarife ulaşablirsiniz.Katılım için teşekkürler. Fikrine sağlık canım.



91-) Peynirli Patlıcanlı Cips tarifi için Pembe Rehber 'in bloğunu gezebilirsiniz. Katılım için teşekkürler. Fikrine sağlık canım.


  



 



5 Ocak 2011 Çarşamba

Cam Agaci Suslemeyi Hristiyanliga Baglayanlar Icin Okumalari Gereken Bir Arastirma!!!


Hristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, çok eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.



Türklerin, tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir AKÇAM ağacı bulunuyor.



Buna hayat ağacı diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliriz.



Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.



İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle AKÇAM ağacı altında kutluyorlar.



Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.



Bayramın adı NARDUGAN



(nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş.



Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar.



Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrıdan.



Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar. Yaşlılar,büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar.



Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş.



Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş.



Filistin'de bu ağacı bilmezlermiş. Bu yüzden olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunların Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor. İsa'nın doğumu ile hiç ilgisi yok.



"Doğum, Güneşin yeniden doğuşu"



Sümerolog

Muazzez İlmiye ÇIĞ

10 Kasım 2010 Çarşamba

Ruhun Şad Olsun....




Bizim için yaptığın onca fedakarlığa değmezmişiz kanıtladık. Ruhun şad olsun....

4 Temmuz 2010 Pazar

BİM'in Gerçek Yüzü

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın Danışmanı ve BİM
marketlerinin sahibi :

Cüneyt Zapsu, hem Kürt Teali Cemiyeti'nin Kurucu üyesidir
hemde Kürt Hevi Cemiyeti'nin Kurucusu 'Kürdistan'da Kürtten başka hiçbir millet yoktur' diyen Abdurrahim ZAPSU'nun torunudur.

Alman vatandaşı olduğu için milletvekilli adayı olmadığı belirtilen Cüneyt ZAPSU AKP'nin kurucu üyesi
"Türkiye yalnızca Türklerin değildir, Bu düzenin koruyucusu olmamız mümkün değil... "
"Ata'ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok..."
"Bu hukuku hazırlayanlar bu düzenin kaldırılmasının maşası olacak..." diyen Tayyip'in danışmanıdır.

Yaşadığı sürede Türklere her fırsatta kin kusan babaannesi Hidayet Zapsu, Kürt isyanlarının baş aktörü olan Bedirhan aşiretine mensuptu.

BİM'in de sahibi olan Cüneyt ZAPSU' nun halası PKK'nın ve Apo'nun akıl hocası Musa ANTER'in karısıdır.

ZAPSU'nun şirketlerinde,Kürt Teali Cemiyeti'nin başkan ve mensuplarının torunları yönetici olarak
görev yapıyorlar.

"Şeyh Sait'in öcünü alıyorum, aldım... "
Şeyh Sait ve taraftarları gerçek şehittirler' diyen, Şeyh Sait'in dava arkadaşı Abdurrahman ZAPSU'nun torunu Cüneyt ZAPSU icraatlarıyla da görülüyor ki, dedesinin kin Ve intikam duygularını başarıyla devam
ettiriyor.

AKP Genel Başkan Yarımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ise Şeyh Sait'in torunudur.

BİM'den alınan her ürün hainlerin gücüne güç katmaktadır. BİM Marketlerinden
alışveriş yapmayınız; yapanları uyarınız !

Bim artık Zapsu nun değil ama kimin???
Zapsunun hisselerini yabancı birine satcağı düşüncesini kabul etmeyerek araştırdım yine akp içinde bölünmüş gibi görünüyor ikide arap ortak var. Pkk hissesini yabancıya devretmez. Herşey size kalmış ben alışveriş yapmıyorum yapmayacağım aileme üzerinde kan olan para ile açılmış bir yerden asla  ve asla bir lokma bile yediremem. Dış düşmanlardan alışveriş elbette ediyoruz en büyük düşmanların ürettikleri şeyler evlerimizde evet ama içimizde ki düşmanı askerimin kanını dökenleri diğerlerinden önde tutuyor ve para kazandırmamak için her tür araştırmayı yapıyorum.

Mustafa Latif Topbaş 27.266.496 % 17,96
Abdulrahman El Khereiji 20.622.600 % 13,59
Ahmet Afif Topbaş 12.771.000 %  8,41
Zuhair Hamed Fayaz 5.989.650 %  3,95
Firdevs Çizmeci 1.799.990 %  1,18
Ömer Hulusi Topbaş 180.000 %  0,12
İbrahim Halit Çizmeci 10 %  0,00
Diğer (Halka Açık) 83.170.254 % 54,79


BİM'E ÖDEDİĞİMİZ HER LİRA PKK'YA GİDECEĞİNDEN , BİZLERE ŞEHİT VE GAZİ OLARAK GERİ DÖNECEKTİR

22 Haziran 2010 Salı

Artık Susmamak Lazım

  Her gün şehit haberlerine alışmış bir milletin ses çıkartmayarak vah vah diyip iki gözyaşı döküp sonra yemeğine devam etmesi ne kadar acıdır. Yolda bir kedi ya da köpek öldüğünde bunu gördüğümüz de 2 gün kendimize gelemiyoruz da gencecik  fidanlar ölürken bu  olayların devam etmesine alışmak nasıl bir rehavettir.

  Kaç gündür geziniyorum blogları kaç kişi yazmış Şehit haberlerini diye bir elin parmaklarını geçmez. Ama filistin için sayfa sayfa hareketler düzenleyen bloglar geliyor gözümün önüne..Ancak Filistinle "din kardeşliği" için İsrail'e posta koyan millet, devlet neden Azerbaycan Türkleri için Ermenistan'a, Irak Türkmenleri için ABD'ye, Azerbaycan Türkleri için İran'a, Kırım Tatarları için Rusya'ya,Uygur Türkleri içn Çin'e posta koymaz  bu da ayrı bir mesele... Ölenlerde müslüman hatta bizim canlarımız. Filistin için yürüyen milyonlar sokağa parmak ucunu uzatmadı Şehitler  için. Bizi savunurken ya da bizim için askerdeyken öldüler. Artık biraz sarsılıp kendimize gelme zamanıdır. İç savaş budur. Sadece askerler değil otobüse binen, yolda yürüyen herkesin hayatı tehlikededir.

Çok rahat bu 39. kürt isyanıdır diyorlar.''Bütün kürtleri üstünüze salarız bizim kaybedecek birşeyimiz yok biz boş küpü dolu küpe çarparız'' diyenlere. Bizim nasıl Türk evlatları olduğumuzu göstermemiz lazım. Türkiye de yaşayan her ferdin evine korkmadan Türk bayrağı bile asamadığı günlerde korkmadan yılmadan harekete geçme zamanıdır. Biz Metehanın, Attillanın,  Atatürk'ün torunlarıyız. Ölü toprağını üzerimizden atma zamanıdır.

Özellikle biz kadınların başlatacağı hareket en önemlisidir. Yarın okula giden çocuğumuzun bunların monotof kokteyli ile yanıp ölmeyeceği garantisi yokken sessiz kalıyor harekete geçmiyor sadece izliyorsak. Başımıza gelince ahlayıp vahlamalar vicdan azabına döndükçe ipi boynumuza biz taktık diye düşüneceğimizi bilmeliyiz. Oğlumuzu askere gönderince her gün ölüm haberini alabileceğimizi bilmek acısı ile mahvolurken yine bizim seçimlerimizin bizi bu hallere getirdiğini bilmemiz gereklidir.

Bize bunu yapan içimizde dir. dtp pkkdır ve pkk nın aldığı oylar ortada dır. Lütfen ülkenize sahip çıkın. Lütfen evlatlarınıza sahip çıkın.

Çömelme Açılımı... Yılmaz ÖZDİL

Çok savaş gördü bu millet...


Çömelen devleti ilk kez görüyor.

*        *       *

Her yer jammer dolu.
Sinyal kesiyorlar.
Ki, mayın filan patlamasın.
Havada üç tane Kobra var.
Tam teçhizatlı, tur atıyorlar.
Arada ısı bombası fırlatıyorlar.
Ki, roket gelirse hedefi şaşırsın.
Yüzlerce bordo bereli etrafta...
Araziye yayılmışlar, eller tetikte.
Kum çuvallarıyla çevrili siper...
Ardında, çömelmiş Başbakan.
Ve, Genelkurmay Başkanı.
Ki, mıhlamasınlar.

*        *       *

Moral vermek için yapılan ziyaretin, moral bozucu fotoğrafıdır bu.

*        *       *

Kimseyi rencide etmek maksadıyla yazmıyorum; ben de olsam, ben de çömelirim... Çünkü, elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdiğimiz Irak topraklarına, kendi topraklarımızdaki kum çuvallarının ardından çömelerek bakabiliyoruz bugün anca.

*        *       *

Ankara’da yıllardır yan gelip yatarken, dizlerinin üstüne çökmüş örgütün, yeniden ayağa kalkmasına göz yummanın neticesidir bu... Kahramanlarımıza vatan haini muamelesi yapıp, içeri tıkarken, “güzel şeyler oluyor” deyip, teröriste havai fişek fırlatmanın, şımartmanın neticesidir. Şeref madalyalı subaylarımız kendi kafasına sıkarken, utanmadan sırıtmanın... “Camilerimizi bombalayacaklar, bize suikast yapacaklar” iftirasıyla cahil cüheladan oy toplayıp, elinde roketle gezenleri gizli gizli affetmeye çalışmanın bedelidir. Adamlar harıl harıl memleketin yollarına mayın döşerken, şarkıcılarla türkücülerle şov yapmanın, 4-4-2’yle mi yoksa 3-5-2’yle mi hallederiz bu meseleyi diye, futbolcularla top sektirmenin bedelidir.

*        *       *

Bir taraftan “kardeşim” diye bağrına basacaksın Barzani’yi... Öbür taraftan “taşeron bunlar” deyip, kum çuvallarının ardından çömelerek bakacaksın Barzani’nin topraklarına.

*        *       *
    
Nasıl gezebiliriz ki ayakta?

6 Haziran 2010 Pazar

Bahar Yorgunluğu mu Nedir??






  Uzunca bir zamandır yazı yazmıyorum bloğuma... Yorum bırakmaya çalışıyorum genelde ama yazmak için gitmiyor parmaklarım tuşlara.. Söylemek istediğim ama söyleyemediğim sessiz çığlıklarımın olduğu bir dönemdeyim ondan mı yoksa bahardan mı bilemedim.
  Tarifler hazır resimler tamam ama gel gelelim bir oturtamadım :) neredesin diye soran, gözleri yeni eklenenlerde beni arayan bütün arkadaşlara sesleniyorum yakında döneceğim :)
  Bu arada Bodrum da hava sıcak sayılır tatile çıkmak isteyen ve Bodrumu tercih edecek arkadaşlara Bodrum'un içi için ya ilkbaharı ya sonbaharı seçmelerini tavsiye ederim :)) Burada gerçekten görülmesi gereken yerler hakkında yakında yazılar yazacağım...Bodrumun içi yerine seçbileceğiniz yerler yazıları yakında sizlerle olacak. :)

14 Mayıs 2010 Cuma

Kenwood HG 368 Tost makinesi


  • 1500 W
  • Tek tuşla çıkarılabilen, yapışmaz yüzeyli döküm plakalar
  • 180° açılabilen plakalar ile geniş ızgara alanı
  • Aynı anda 4 tost hazırlayabilme
  • 6 kademeli termostat ayarı
  • Termostat ışığı
  • Temizleme spatulası
  • Yağ toplama kabı

 Tost makinası diyince tek geçeceğim marka herhalde, ilk tost makinam da kenwood markaydı. Benim ve ev elektiriklerinin hazimetine uğradı ve öldü. Sonrasında tefal aldık kesinlikle memnun kalmadığımı yazmıştım zaten. Bu makina bir önce kullandığım makinanın bir üst modeli. Annemler sağolsunlar hediye olarak almışlar biz onumu alsak bunu mu alsak diye düşünürken. Plakalarının çıkıyor olması ile işi tamamlamış kenwood. Ayrıca bir özelliği ise  ızgara yapıyor olması bu özelliğini kullanmadım henüz ama tostları şaheser. 
 Eşim bir tost uzmanıdır. Harika yapar aslında herşeyi ben hazırlarım o sadece pişirir ama asla kendisi gibi yapamıyorum bu pişirme olayını ya neyse.. Eşimden tam not aldı makina sizde araştırma içindeyseniz düşünmeden alın derim.. 

9 Mayıs 2010 Pazar

Anneler Günü ve Annesizler günü...

İlk olarak annesi yanında, telefonun ucunda, görüntülü internetin yamacında olanların hep beraber, hep bir arada her günü anneler günü gibi yaşamanızı temenni ediyorum.

Ve benim gibi asla annesinin sesini duyamayacak, onu bir daha göremeyecekler için de annesizler gününü benim kadar üzgün geçirdiğinizi bildiğim için duygularımızı buraya döküyorum. Her gün bir şekilde, ıspanağı doğrarken birden bıçağı tutuşunuzu annenize benzettiğinde, evden çıkarken kapıya dönüp baktığınız da ille onun elinden içmek olsun diye su istemek aklınıza geldiğinde, her yerde ''herkes bıksa benden annem bana doymaz, öper koklar beni uyutur kalbinde, birtek annem olsun bana birşey olmaz'' şarkısı çaldığında ama onun hiç orada olmayacağını bildiğiniz de, öylesine bir tarafta bir kızla annenin küçük şakalaşmalarını ya da tartışmalarını gördüğünüzde içinizin çız ettiği yetmiyormuş gibi, bir de anneler günü için yapılan onca güzel özendirici kahredici reklamların tekrar tekrar verilmesi.

Bir de anne olmayan veya asla anne olamayacak olanlar var. Asla o özel duyguyu yaşayamayacağını bilip, asla anneler gününde hediye alamayacağını o sıcak busenin yanağına konamayacağını bilmek.

Özel günlerin para tuzağı olduğunu düşünenlerdenim ama böyle kişileri gerçekten yaralayan bir tarafa mutluluk ama diğer tarafa eziyet eden günlere çok içerliyorum desem yeridir.

Anneler ve babalar günü kutlanmasın mümkünse çocuklar annelerini içlerinden geldikçe sadece onun anneleri olduğu için bile sık sık öpsün sarılsın yılda bir kere değil içinden her geldiğinde onu hediyelerle şımartsın. Ve annesini babasını kaybetmiş insanların yanında çok dikkatli davransın... Nasıl gözleri görmeyen birinin yanında, ayy bak bu renk ne güzel denmiyorsa asla annesine babasına kavuşamayacak birisinin yanında da annenizi babanızı öyle özendirircesine öpüp koklamayın. Asla sahip olamayacağınız şeylerin size ne kadar üzüntü vereceğini düşünün ve bunu binlerle çarpın...

Tanrı kimseyi annesinin babasının acısı kaybı ile sınamasın...
Esenkalınız...

23 Nisan 2010 Cuma

23 Nisan EGEMENLİK ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun



En önemli bayramlarımızdan olan 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlarım. Ve AtaTürk'ü bir daha sevgi ile anıyorum. Herşeyi bizim için düşünmüş bizim mutluluğumuz için hazırlamış bir anne bir baba gibi. AtaTürk'e sahip çıkalım Milli bayramlarına sahip çıktığımız gibi...


5 Nisan 2010 Pazartesi

Savarona



 Bu konu ile ilgili ne yazacağımı bilemediğim daha doğrusu böyle bir hadsizliği içime sindiremediğim için yazamadım. AtaTürk bu ülke için neler verdi saydıkmı hiç... AtaTürk ömrünün çoğunu savaşarak geçirdi. Mücadele ederek geçirdi. Bir ülkeyi kurtarmak, eğitmek, medenileştirmek, yüceltmek için ömrünü feda etti.

 Yazmakla bitmeyecek kadar çok AtaTürk anlatılamayacak kadar çok... Birileri resimlerini indirdi, onu karalamak için filmler yaptı. Onun kurduğu ve yücelttiği bu ülke de onu sevmediğini söyledi. Bununla övündü haklı da görüldü. Doğruydu ya birini sevmek seçimdi. Ama o sadece biri değildi. Hadsizliklere göz yumuldu...
  
 Onun makamına layık olmayanlar onun kurtardıkları tarafından yüceltildi. Onun kurtardığı, gururlandırdığı, yücellttiği ülkeyi eski halinde hayal eder oldular... Bunlara da göz yumuldu iki yorum bir haber. Kitaplara ''Nutku'' bile değiştirilerek konuldu. Sözleri herkesin keyfine göre yorumlandı. Ne umdu ne buldu diyebiliriz aslında...
  
 Bize emanet ettiği ülkeye sahip çıktık ta Savarona kaldı desenize. Bizim benliğimiz Amerikalılara, ruhumuz araplara, gururumuz iki çuval kömüre satılmadı mı? Savarona en büyük düşmanlarımızın eline geçti çok mu zaten teker teker almadılarmı elimizden en kıymelilerimizi. Bu gidişe dur demeyen herkes bir daha baksın Atasının fotoğrafına tabii ki yüzü kaldıysa...

Yılmaz Özdilin köşe yazısını yayınlıyorum okumayanlar için;

Alırsak, ülke iflas eder...

Cumhurbaşkanı, Mercedes'e biniyor.

2 tane uçağı var, limuzini var.

Başbakan, Mercedes'e biniyor.
2 tane uçağı var, helikopteri var.
Meclis Başkanı, BMW'ye biniyor.
Başbakan yardımcıları, Mercedes.
Maliye Bakanı, Mercedes.
Ekonomi Bakanı, Mercedes.
Savunma Bakanı, Mercedes.
Enerji Bakanı, Mercedes.
Bayındırlık Bakanı, Mercedes.
Ulaştırma Bakanı, Mercedes.
Kültür Bakanı, Mercedes.
Sanayi Bakanı, Mercedes.
İçişleri Bakanı, Mercedes.
Dışişleri Bakanı, Mercedes.
Eğitim Bakanı, Mercedes.
Sağlık Bakanı, Mercedes.
Tarım Bakanı, Mercedes.
Orman Bakanı, Mercedes.
Adalet Bakanı, Mercedes.
Aile Bakanı, Mercedes.
AB Bakanı, Mercedes.
Spor Bakanı, Mercedes.
Diyanet Bakanı, Mercedes.

*

Genelkurmay Başkanı'nın uçağı var.
Generaller, komple Mercedes.
MİT Müsteşarı'nın uçağı var.
Sivilanıt'a Audi aldılar.

*

Anayasa Mahkemesi Başkanı?
Mercedes'e biniyor.
Yargıtay Başkanı Mercedes'e biniyor.
Danıştay Başkanı Mercedes'e biniyor.
Sayıştay Başkanı Mercedes'e biniyor.

*

YÖK Başkanı, Mercedes.
RTÜK Başkanı, Audi.
Valiler, Mercedes, 4x4 cip.

*

87 bin 130 makam aracı var.
Belediyeleri ekle...
125 bin makam aracı.

*

Zavallı Almanya'da 11 bin.
Gariban Japonya'da 10 bin.
Yoksul Fransa'da 9 bin.

*

Her gün 110 milyon dolar faiz
ödüyor Türkiye... Her ay 3.3 milyar
dolar... Her sene 39.6 milyar dolar.

*

Savarona satılık bu arada.

*

“Bir çocuğun oyuncağını bekler gibi heyecanla beklemiştim onu” dediği Savarona... 22 milyon dolar.
(5 saatlik faiz...) Arap talip. “Sizde para yok galiba, ben alayım bari” diyor.

4 Nisan 2010 Pazar

HSBC BANK ve AXA OYAK müşterisimisiniz??

AXA SIGORTA GRUBU ERMENILERE SOYKIRIM TAZMINATI ODEMEYI VADEDIYOR, AXA OYAK
SIGORTALILARIN BILGISINE..
Geçtiğimiz günlerde dünyanın dört bir yanında 'sözde ermeni soykırımı' ile ilgili onlarca panel-konferans düzenlenmiş. *Bunların ana sponsorları kim
biliyor musunuz? HSBC ve British Airways.... * Bizim ülkemizde bizden elde  ettikleri para ile bize karsı sözde ermeni soykırımını destekleyen bu  kuruluşlarla olan ilişkilerinizi gözden geçirmeye davet ediyorum. Saygılar.< /FONT>

 *VARSA HSBC HESAPLARINIZI KAPATIN VE ADVANTAGE KARTLARINIZI IPTAL EDIN…

 ** * *YA DA EN AZINDAN BU MAILI FORWARDLAYARAK TEPKINIZI GOSTEREBILIRSINIZ.

 * EGE UNIVERSITESI HASTANEDEKI BUTUN DOKTORLARIN HSBC KREDI KARTLARINI VE HESAPLARINI KAPATTIRDIKLARINI GORUNCE BANKANIN GENEL MUDURLUGU OLAYA EL 

 KOYDU. AMA KIMSE VAZGECMEYINCE ADAMLAR TUTUSTU. BIR SURU FAKSLAR FALAN OZUR  YAZILARI. AMA BU SADECE BU HASTANE ILE SINIRLI KALMAMALI. ULKEMIZDE BIR SURU YATIRIM YAPIYORLAR, BIZIMLE IYI GECINMEK İSTIYORLARSA BIR TERCIH  YAPSINLAR. ERMENILER MI, TURKIYE MI? BENCE, HIC DUSUNMEYIN KARTLARINIZI
 IPTAL ETTIRIN. AMA EN ONEMLISI BU OLAY SEBEBIYLE OLDUGUNU BELIRTIN,
 LUTFEN... !!!

 AYRICA FORTIS BANK'IN DA PKK'YA MAYIN SAGLAYAN KURULUSLA KARDES SIRKET OLDUGUNU DA UNUTMAYALIM. ...
 
 
Doc. Dr. ILKAY ORHAN
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü
Farmakognozi Anabilim Dalı 06330

24 Mart 2010 Çarşamba

Yeni Lambalarım




 Uzun süre araştırdıktan sonra ve çok beğendiğim lambaları bekleyip bekleyip sonra görünce hayal kırıklığına uğradıktan sonra onlardan vazgeçip biraz tuzlu olsa da çok beğenerek aldığımız ve tamami ile montajını kurulumunu kendim yaptığım avizelerim. Size de fikir olur diye koydum buraya...
  Lambalarımı Koçtaş'tan aldım. Beğenenler sitesine bakabilirler. Sipariş üzerine getiriyorlar. Kırmızı olan turuncu gibi durmuş ama aslında kıpkırmızı :))

12 Mart 2010 Cuma

Başka Dilde Aşk

 Film çok güzel gerçekten. Ağlamak için bile izlenir diyebilirim. İşitme kaybı olan genci seven bir kızdan ve yaşadıklarından bahsediliyor. Film de çok farklı sosyal mesajlarda var. Ama en çok içimi acıtan aslında bizi duymayanların dünyasında aslında bizim de onları duymayışımızı hissetmem oldu. Filmin tek ve en büyük eksisi alt yazısız olması. Geçen gün blogları gezerken uğradığım Delfina 'nın bloğunda da bu konuya değinilmiş. Delfina'nın işitme kaybı var ve Türkçe filmlerin alt yazısı olması konusunda bir hareket başlatmış. Malesef blog gezme ve aradığını bulma kaybı olan biriyim. Bir türlü banner'ı bulamadım bloğuma eklemek için. Herneyse  işitme kaybı ile ilgili bir filmin alt yazısız olması verilen mesajı yine de zedelemiş. Belki orjinalinde ve sinemalarda vardır diye umuyorum...


                       Türkçe Filmlere de Alt yazı konulsun

30 Ocak 2010 Cumartesi

En Sadık Dost HACHİKO: Bir Köpeğin Hikayesi

 

Richard Geer başrol gibi görünse de aslında Hachi başrolde. Bir köpeğin ne kadar sadık olduğunun hikayesi. Yaşanmış bir hikaye'ye sahip Hachi ağlama garantili bir film. Yanınıza mendilinizi alın ve seyreyleyin sevgi ve sadakati.Akita  inu diye aratırsanız köpeklerin güzelliklerini görebilirsiniz. Ben bahçeli bir eve geçer geçmez kesin sahipleneceğim bir arkadaş.

28 Ocak 2010 Perşembe

Tık Tık Tık Orada Kimse Varmı?

 Kendimi soyutlanmış hissediyorum herkesten ve heryerden birşeylere dahil olma çabalarımla boğuşurken herşeyden uzaklaşmak nasıldır bilen varmı aranızda?
 Sonsuz mutluluk arayışı içindeyken anlık mutlulukların gelip geçtiğini anlamaz ya insanlar herhalde tam da o durumun içerisine düştüm. Ne dışarısındayım hayatın ne tam içerisinde demiş bir şair. Sıkıntıdan boğuluyor hiçbirşey yapmak istemiyorum aslında. Ne işe gidiyor elim ne güce tutunamama sendromu yaşıyorum. O da nesi dediğinizi duyar gibiyim. 
 Blogları gezerken o kadar güçlü, istediğini yapan, başladığını bitiren kadınlar gördüm ki onlarla gurur duyarken hayıflandım kendimce. Hiç bir şeye başlayamama, bir güvensizlik almış başını gidiyor bende. Nedir nedendir bilmem ama hayata tutunamama böyle birşey olsa gerek. Hani tren hareket eder yavaş yavaş ve siz binmeye çalışırsınız ama bir türlü atamazsınız ayağınızı basamağa.
 Bende bir türlü binemiyorum o trene. Ya tren kaçarsa...
Yapmak istediğim hiçbir şeye başlayamıyorum ya da devamı gelmiyor. Sıkılmaktan bile sıkıldım.
Ne olur bilmiyorum sonum ama bu bilgisayarın başına çözülmeyecek bunu  biliyorum.

23 Ocak 2010 Cumartesi

Cumhuriyet'i Lekelemeyin Onun Sayesinde O Mevkideyken Hemde...

“KENDİ evimizin içinde kargaşa varsa, bunu düzeltmemiz gerekmiyor mu? Biz, Cumhuriyet’le birlikte gayrimüslimleri, Kürtleri, Alevileri, köylüleri ve dindar insanları ötekileştirdik. 1946’ya kadar köylülerin Ulus ve Kızılay’a girmesi yasaktı. Âşık Veysel bile elinde sazıyla geliyor, Atatürk Bulvarı’na sokmuyorlar. Köylüleri Avrupalılar, elçiler görecek, ‘çağdaş imajımız zedelenecek’ diye düşünüyorlar. Anlayış bu. 1946’da köylünün oyu makbul olunca ‘öteki’ olmaktan çıktı, ama diğerlerinin problemi devam ediyor. Biz dedik ki kimse kendini ‘öteki’ hissetmesin. Mevcut anlayışı değiştirdik. Dağdaki teröriste sesleniyorum, ‘Niye çıktın dağa’, ‘Benim varlığım kabul edilmiyordu’ diyor. Şimdi senin varlığını kabul eden bir hükümet var. ‘Benim dilim yok sayılıyordu’ diyor, biz var sayıyoruz.” (Milliyet, 11 Ocak 2010)
HÜSEYİN ÇELİK

 hüseyin çeiliğin kim olduğu belli ve nereye hizmet ettiği, ama birilerinin saçmalamalarına susmak bana göre değil.  


AtaTürk ve Cumhuriyet ne kadar sinirinizi bozsa da dokundurmayız. Cumhuriyetten önce Türk olduğunu söylemek yasaktı. Cumhuriyetle Türkiye de ki insanlar ötekileştirilmedi. Yüceldi. Ki bu ülkeyi Osmanlı ile sınırlayamazsınız. Türklerin tarihi çok çok daha eski ama doğru siz Osmanlının bu ülkeye soktuğu münafıklarsınız.
Her ülke kendi içinde farklı etnik kimlik veya farklı din, meshep tartışmaları yaşamıştır. Yanlız sen abartmışsın birde köylüleri katmışsın. Bu ülke de siz ve sizin biyad ettiklerinizden önce çok daha güzeldi hayat. Köylü milletin efendisiydi. Köylünün en aç olduğu dönem hangisi?
Onu sözle değil gerçekten cesursanız işlerinin, cebine girecek paranın önünü kesmeden seviye atlatın ki onlar sizden çok daha güzel yerlerde insanların kalbinde. Herkes bir zaman köylüyken sen ne hakla çıkıp çiftçiye'' ananı da al git'' diyen bir genel başkanın partisine üyeyken köylüleri bizim ötekileştirdiğimizi söylersin. Siz Türkiye yi ötekiliğe boğdunuz?
Bu millet hep kendine yapmış ve darbeleri hep içten yemiştir. Bu şahısları başımıza getirip krallaştıranlara lafım yataklarınız da rahat uyuyormusunuz???

22 Ocak 2010 Cuma

Kim Demiş Kadınlar Duvar Kağıdı Kaplayamaz



 Televizyonun arkası  için çok karar değiştirdik televizyon ünitesimi alsak rafmı yapsak vs. Beğendiğimiz ünitelerin ölçüsü duvara uymadı. Uyanları da biz beğenmedik. Raf desen karşı duvarda raf var oraya da olmazdı. En sonunda duvar kağıdı kaplamaya karar verdik. Evi her zaman ben boyarım bunu da yapabilirmiyim diye düşünürken( aşırı titiziz biz birde boyacı sonrası temizlik daha yorardı beni) başladım işe kes biç çok zor işmiş yaptım ama biz kadınlar istediğimiz herşeyi başarırız.

ikea Raflar



Upuzun bir duvarım var ve uzun süre ne yapsam diye düşünürken ikea sitesinde bu rafları gördüm ve aldım. Kargo ve raflar çok  uyguna geldi ve gerçekten çok güzel durdu. Aslında rafları doldurmak için raflara veriğimin iki katını harcamak zorunda kaldım desem yeridir.
Siz de düşünme aşamasındaysanız fikir olur diye koyuyorum buraya bakalım beğenecekmisiniz.