26 Aralık 2010 Pazar

YILMAZ ÖZDİL/ GDO"LU DİYET TARİFLERİ

Bloglari gezerken  organikdunya arkadasimin blogunda gordum bu yazisini Yilmaz Ozdilin  daha dogru nasil anlatilabilir siz karar verin

Sizlerle Hürriyet gazetesi yazarı Sn.Yılmaz Özdil"in 06/11/2009 tarihli yazısını paylaşmak istiyorum. Beslenme şeklimizin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha hatırlattığı için Sn.Yılmaz Özdil"e teşekkür ediyorum.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

06 Kasım 2009

Yılmaz ÖZDİL
yozdil@hurriyet.com.tr

GDO'lu diyet tarifleri

Haliyle panik halindesiniz... “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.

Şöyle...

*
Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.
*
Ne verirlerse...
Onu yiyeceksiniz.
*
Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz... Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli... Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran... İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.
*
Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.
*
Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul'un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir'de, Antalya'da, Adana'da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye... İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız... Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?
*
Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun... Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun... Ne işe yaradı senin pazara gitmen?
*
Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi... Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!
*
Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun... Brüksel lahanası yiyerek mi AB'ye gireceğini sanıyorsun?
*
Çin'den bal getiriyorlar mesela... Taaa Arjantin'den, Meksika'dan bal getiriyorlar. Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan... İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin! Ben iddia ediyorum... Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli'de, Pervari'de terör bile azalır, terör bile.
*
Uzatmayayım.
Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.
*
Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA'sını değiştirdi!
*
Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.
*
Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz... Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.

24 Aralık 2010 Cuma

Sozde Ermeni Soykirimi Protesto Edelim...

ARKADAŞLAR!


Sözde soykırım yasasını protesto etmek için alttaki mektubu John Boehner adlı Kongre üyesine yolluyoruz.


Sizler de bu yasayı protesto etmek isterseniz, aynı mektuba kendi adınızı yazarak yollayabilirsiniz.

...

LÜTFEN HEPİMİZ BU MEKTUBUN ALTINA İMZA ATIP, SÖZDE SOYKIRIM YASASINI PROTESTO EDELİM..


ONLARA SUSMADIĞIMIZI, SUSMAYACAĞIMIZI GÖSTERELİM..

VE BUNUN İÇİN İMZA SAYISI ÇOK ÖNEMLİ...


SAYGI İLE...


Adres:

AsktheLeader@mail.house.gov


Dear Congressman Boehner,


We are writing to urge you not to be influenced by Armenian activits for yet another vote on H. Res.252.

The supporters of H. Res. 252, about the so-called “Armenian genocide”, are attempting one more time to obtain the vote by US Congress.


Do you know who backs this resolution?


The Armenian National Committee of America (ANCA) is the branch of Armenian Revolutionary Federation (ARF).


Mourad Topalian, chairman of ANCA from 1991 to 1999, and who has still a prominent position in this umbrella, was sentenced by Ohio justice in 2001 for illegal storing of war weapons and explosives, linked to a terrorist organization.


Hampig Sassounian, member of ARF and of its terrorist wing (“Justice Commandos Against Armenian Genocide”, JCAG), was sentenced to life in 1984 for the assassination of Turkish general Consul in Los Angeles; Mr. Sassounian received, and still receives, a constant and unconditional support from both ARF and ANCA.


http://www.ataa.org/reference/ATAA_Statement_in_Opposition_of_Parole.pdf http://www.ataa.org/reference/Supporting_Documents_Hampig_Sassounian.pdf


Such crimes and glorification of crimes should surprise nobody: on December 24, 1933, seven members of ARF assassinated brutally the archbishop L. Tourian during the mass, and were sentenced by New York justice for this crime; their lawyer’s cost were entirely paid by ARF.


Actually, ARF, especially in USA, supported vehemently the Nazi regime.


ARF turned to a pro-American and pro-Western position around 1948, but chose openly the Soviet side in 1972, and remained in such a position — with few clashes — until the end of 1980’s.


The Armenian Assembly of America (AAA) is dominated by Ramkavar party and includes the Hunchak party.


Both supported strongly USSR during the cold war.


The Hunchak party supported the Armenian Secret Army for Liberation of Armenia (ASALA) and the Ramkavar allowed some of his prominent members to support Armenian terrorism of 1970’s/1980’s.

Why is this resolution unacceptable?


This draft, copy of propositions made in 2007 and 2008, is misleading, both from legal and historical perspective: http://www.tusiad.us/Content/uploaded/ERMENI.PDF


In a democracy, it is not the politicians who write history, but historians.


It is absolutely false to assert that all the historians use the “genocide” label; in fact, the majority of scholars with a specific qualification to deal with Ottoman history reject, or at least criticize, the “genocide” label for the Armenian case; the list includes Gwynne Dyer, Edward J. Erickson, Jacob C. Hurewitz, Bernard Lewis, Guenter Lewy, Justin McCarthy, Andrew Mango, Norman Stone, Malcolm E. Yapp and Gilles Veinstein.


In UK, in both houses, the efforts of the spokespersons (Supporting Armenian claims) have always failed because it is an accepted fact that the historians do not agree on these false claims and that thousands of Turkish people suffered massacres in the hands of Armenian terrorist/activist during the same period (see above sources).


In France, the majority of the most prominent historians created an association claiming the suppression of “memorial laws” and the end of ethnic lobbying in Parliaments:


http://www.lph-asso.fr/index.php?option=com_content&view=article&id=47&Itemid=14&lang=en

http://www.lph-asso.fr/index.php?option=com_content&view=article&id=2&Itemid=13&lang=en


This initiative was supported by the American Historical Association.


The French National Assembly, frequently mentioned by supporters of Armenian claims in USA and some other countries, published in 2010 a report, written by his president, Bernard Accoyer, concluding that no more “memorial laws” should be voted, especially about Armenian case.


There is no legal, ethical or historical reason to jeopardize the US-Turkish relations in accepting the claims of Armenian nationalist associations, whose fidelity to US values and interests is more than questionable.


Respectfully,

Respectfully, yazan yerin altina adinizi ve soy adinizi yazip daha sonra, AsktheLeader@mail.house.gov bu adrese postalamalisiniz cok onemli arkadaslar sayica ne kadar cok olursak o kadar basarili olabiliriz...

23 Aralık 2010 Perşembe

Şehit KUBİLAY' ı Saygı İle Anıyoruz


Ne acıdır ki simdi buraya bakıp bu kim ki diyecek yüzlerce insan olacak. Ne acıdır ki tarihimiz de bizim icin çok büyük zahmetler vermiş bir çok kişi gibi Kubilay'ın da kaderi unutulmak hatta tanıtılmamak oldu. Tabii parmakla sayılacak kadar da olsak tarihi bilen takip eden minnetini hissedenler de var. 

Ruhun şad olsun büyük asker... 




Şehit KUBİLAY kimdir?



Derviş Mehmet isminde bir yobaz ve altı silahlı arkadaşı 23 Aralık 1930 günü Menemen'e gelmişler ve camiye girerek üzerinde dini ibareler yazılı bir bayrakla, camide bulunanları ve merakla cami önüne toplananları, kendileriyle birlik olmaya davet etmişlerdir. Derviş Mehmet halka hitap ederek; "Ey Müslümanlar, ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududa geldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim" diye bağırmıştır.

Gösteriler ve tekbirlerle dini ibareler bulunan bayrağı Hükümet Konağı önündeki meydana dikmişlerdir. Toplanan halkı dağıtıp bu yobazları yakalamaya, mesleği öğretmenlik olan Yedek Asteğmen Kubilay Bey'in askeri müfrezesi görevlendirilmiştir. Kubilay Bey, şakilere nasihatta bulunarak; yaptıklarının hatalı, sakıncalı ve kötü bir şey olduğunu belirterek vazgeçmelerini ve dağılmalarını söylemiştir. Şakiler buna mavzer kurşunu ile cevap vermişlerdir. Kubilay Bey kendisini korumak için tabancasını çekmiş ise de, bir kurşunla yaralanarak yere düşmüş ve gözleri dönmüş canilerden biri, yaralı Kubilay Bey'in üstüne atılarak boğazından kesip başını gövdesinden ayırmıştır. Bu arada iki mahalle bekçisini de şehit etmişlerdir.

Olay yerine yetişen askeri birlik ve jandarmalar şakilerin teslim olmalarını istemiştir. Bu isteği reddeden yobazlar ateşle karşılık vermişlerdir. Çatışma sonucu Derviş Mehmet ve iki arkadaşı vurularak, ikisi de yaralı ele geçirilmiştir. Diğer ikisi de iki gün sonra yakalanmıştır. Araştırma sonucu; olayın bölgesel bir nitelik taşımadığı, organize bir şebekenin düzenlediği, Cumhuriyet'i yıkmak amacını güden irticai ve siyasi bir hareket olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Hükümet, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir illerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan etmiştir. Yakalananlar muhakemeleri sonunda ağır cezalara çarptırılmışlardır.(Bulent arincin dedesi Kubilay`i sehit edenlerin arasindadir)

27 Kasım 2010 Cumartesi

Mercimekli Köfte






Mercimekli köfte en çok sevdiğim ve güzel yaptığım söylenen bir salata türü. Bu güne kadar nasıl oldu da tarifi vermedim acaba :) herkese sevgiler. Hala yardım bekliyorum etkinlik konumu buldum. İp uçlarını bekliyorum.

2 bardak mercimek
3.5 bardak su
2 bardak ince bulgur
Orta boy soğan
1 kaşık biber salçası
1 kaşık domates salçası
Maydanoz
Taze soğan
Tuz
Kimyon
Pulbiber


Mercimekleri iyice yıkadıktan sonra 3.5 su bardağı su da haşlıyoruz. Orta ateşte çok fazla ateşi açmadan haşlarsanız su yeterli olacaktır. İyice eriyince mercimekler ince bulguru ekleyin. Kapağını kapatıp demlenmeye bırakın. Ben genelde bir gece önceden yaparım sabaha kadar demlendiririm.
Ayrı bir tava da orta irilikte doğradığınız soğanı kavurun. İçine salçayı ekleyin daha sonra tuz, kimyon, pulbiber ekleyin. Daha sonra mercimekli harca ekleyin. Yoğurun. En son doğradığınız yeşillikleri ekleyin tekrar yoğurun. Ve şekillendirin afiyet olsun.

23 Kasım 2010 Salı

Sebzeli Noodle ve Fırında Kuzu

 Eşimin en çok sevdiği yemek. Ne görüyorsanız lezzeti de o kesinlikle tavsiye ediyorum. Bir sürü tarif birikti bu arada bir etkinlik yapmak istiyorum bilgisi olan bir arkadaş varsa bana yardım edebilir mi? Şimdi sizi yemekle başbaşa bırakıyorum.


Kuzu 

Kuzu Kol
Tane Kırmızı, Yeşil, Beyaz ve Kara biber
Kekik
Taze Biberiye
Tohum Kişniş
Tohum Kimyon
1 Kaşık Barbekü sos


Havanda kekik, kişniş, kimyon biberiye dövülür. İçine çok az zeytinyağ eklenir ve macun yapılır. Kuzu kol bu karışım ile ovulur. Ben kolu ikiye bölüyorum ve bu harçla ovup strech film ile sarıp dolaba kaldırıyorum. İsterseniz buzdolabında biraz dinlendirin öyle yapın siz bilirsiniz. Yapmak istediğim zaman dolaptan çıkartıp üzerine barbekü sos sürüyorum ve tane karabiber atıyorum 230 derecede 1 saat pişiriyorum sonra fırın derecesini 150 dereceye alıp 2 saat kadar pişiriyorum. 

Noodle (çin eriştesi)

Havuç
Soya filizi
Renkli Biber 
Soya Sosu
Kırmızı Soğan
Su
Tuz

Soğanlar yarım ay şeklinde doğranır. Sebzeler patates soyucusu ile soyulduktan sonra yine patates soyucusu ile bitene kadar soyar gibi doğranır. Wok tavada ilk önce soğanlar ardından sebzeler konarak çevrilir Sebzeler pişince soya sosu konur. Noodle suda makarna gibi haşlanır. 5 dk kadar kısa bir sürede olacaktır. Noodle'ların suyundan 2 kaşık kadar pişen harca eklenir ve noodlelarda alınır ve bir iki kere çevrildikten sonra altı kapanır.
Afiyet olsun...

13 Kasım 2010 Cumartesi

Yalancı Acıbadem Kurabiyesi (ben buldum ben buldum)

 Uzun zamandır yoktum ve hiçbir etkinliğe katılamadım bu sebeple Serap Arkadaşımızın yalancı tarifler etinliğine yetişmek istedim. İki gündür uydursam uydursam ben bir yalan uydursam formundayım. Sürekli ne yapmam gerektiğini düşündüm ve sadece bildiğim iki yalancı tarif vardı. Biri yalancı tavuk göğüsü diğeri yalancı dolma. Ama bunlar herkesin bildiği tariflerde bende hemen uydurdum bir tarif. Yanlız tam tutturmuşum yalan olduğuna kimse inanmaz :) tadı neredeyse aynı sizde deneyin bayılacaksınız bu yalana...





Malzemeler;
3 yumurta akı ( bir tanenin sarısı da gitti içine )
1,5 bardak şeker
1 çay bardağı hindistan cevizi
1 bardak badem unu( bademleri ince çekiyoruz)
1/2 bardak un

Yapılışı şeker ve yumurta akları çırpılır köpük yapılır. İçersine geri kalan malzeme dökülür. Muffin kalıplarına konur 1.5 kaşık koydum. Ardından 180 derecede ısınmış fırında 10 dk pişirdim. Afiyet olsun..

10 Kasım 2010 Çarşamba

Ruhun Şad Olsun....




Bizim için yaptığın onca fedakarlığa değmezmişiz kanıtladık. Ruhun şad olsun....

9 Kasım 2010 Salı

Ispanaklı Pasta


 Ispanaklı pastayı uzun zamandır denemek istiyordum ama bir türlü fırsat olmamıştı. Bu güne kadar denemek istemiş ama deneyememiş olanlara tek sözüm hemen mutfağa...
 Bizde tatlıya düşkün bir ben varım eşim bu güzelim pastadan bir dilim yemedi. Ben pasta çörek ne kadar seviyorsam eşim o kadar sevmez e iki kişiyiz yapınca kalıyor o yüzden üzülüyorum bende annemlere gönderdim. Annem de oğlu gibi çok düşkün değildir tatlıya arkadaşları gelmiş ve onlarla paylaşmış yolda beni gören bütün arkadaşları direk pastanın tarifini istedi. 
 Herkesin beğendiği bir pasta oldu. Şimdiye kadar yapmadıysanız ki ben çok geç kaldım biliyorum deneyin seveceksiniz.

 Yapmaya karar verince blogları gezdim bir kaç kitap dergi karıştırdım ama yine bildiğimi okudum. Kek olayı olunca ne ölçü tanırım ne tarif hemen elim neye giderse koyarım :) tarifin dışına çıktım ama eğer orjinalini isterseniz bir çok arkadaşım yapmış. Ben değiştirerek yaptım çok güzel oldu.

Malzemeler

3 yumurta
1.5 bardak şeker
3 mandalinanın suyu(yaklaşık 1 çay bardağı)
1 bardak ıspanak(rondodan geçirilmiş)
1 çay bardağı sıvı yağ
3 bardak un
Kabartma tozu, vanilya
Şam fıstığı, fındık ( toplam bir avuç kadar)

Kreması;
500 ml süt
2 kaşık un
1 kaşık nişasta
1 bardak şeker


Yapılışı;
 Yumurta şeker ile iyice çırpılır ben mikser kullanmıyorum mikserle 3 dk yeterli. Sonrasın da İçerisine un kabartma tozu ve vanilya hariç geri kalan bütün malzemeyi dökülür çırpılır. Ardından toz olan malzemeler dökülür. Fındık ve şamfıstığı toz haline getirilip eklenir. Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında yarım saat kadar pişirilir.

( Mandalina suyu kekin pandispanya gibi olmasına yardımcı oluyor. Bu sebeple pasta yapılacak her keke konabilir. Bunu bu keki yaparken keşfettim. )

Krema;

Herkesin bir kreması vardır bende bunu yapıyorum tarifi birilerinden alındı elbet ama kimden aldım unuttum. Kim bulduysa ellerine sağlık. 


Malzemeler karıştırılır ve pişirilerek muhallebi yapılır çırparak soğutulur.


 Fırından çıkan kek soğuyunca ikiye bölünür isterseniz büyük bir tepsiye koyun daha küçük bir tepsi ile yuvarlak çıkartıp kenarlarını rondodan çekin isterseniz 3 e bölün ortadaki parçayı rondodan geçirin tamamen size kalmış. 


 Elimizde ki iki parça kekin ortasına ve üzerine soğuyan krema dökülür. 10 dk beklenir ve önceden hazırladığımız krem şanti ile süslenir. Rondodan geçirdiğimiz kek kırıntıları çevresine yapıştırılır ve üzerine serpilir. 


 Afiyet olsun...






 

3 Kasım 2010 Çarşamba

Taşındım, Yerleştim, Buradayım, Taşınma İp uçları






  Takip edenler bilir uzun zamandır yoktum. Taşındım eski evim apartman katıydı ve sorunları vardı. Artık müstakil ve bahçesi olan bir evim var ki benim gibi ekip biçme meraklısı biri için çok güzel oldu. Yakında ev ve bahçe ile ilgili bir blog daha açacağım sanıyorum. 

  Taşınmak gerçekten zormuş ama ciddi deneyim kazandım ve sizinle bu deneyimleri paylaşmak istedim.Taşınacak ve benim gibi bu işin altından tek başına kalkması gereken birileri vardır belki diye düşündüm. Bir kaç küçük ipucu ama çok işinize yarayacak.

  İlk ve en önemli olan şey en gereksiz olan yani şu hiç kullanmadığınız şeylerden başlamak. Kırılacaklar koliye konur ve üzerine aldığınız yer yazılır. Büfe içindekiler büfe içi diye, büfe çekmecesindekiler aynen yine üzerine yazılmalı. Kullanılmadıkları için ilk toplanarak ortadan kalkacak ve daha sonra boşa el oyalamayacaklar.

  Kıyafet vs gibi şeyleri hurçlara koyma planım vardı ama hurç burada çok pahalı adedi 5 tl civarı ve bana en az 50 tane falan lazımdı. Bende şu ağzı bağlanan çöp torbalarından aldım. Gerçekten hayat kurtarıcılar. Eğer ucuzlarından alırsanız çift kat yapın çünkü çok çabuk deliniyorlar. Üzerlerine not yazmak zor ondan ben bantla küçük not kağıtları yapıştırdım.

  Kıyafetleri herşeyi ütüledim öylece kaldırdım taşıdığımda dolabım sadece 2 saatimi aldı ve herşey yerleşmiş oldu birşeyler aramakla uğraşmadım.

  Muftakta her kolinin üzerini yazmalısınız içinde ne olduğunu görebileceğiniz notlar düşmelisiniz emin olun herşey aranabiliyor o anda. 

  Eski çarşaflarınızı eve gitmeden önce küçük küçük bölün temizlik için. Taşınana kadar ne kadar temizlesenizde taşındıktan sonra en az o kadar daha temizlemeniz gerekecek. Eski çarşafım yok diyorsanız şu metre metre satılan sarı bezlerde çok iş görüyor.

  İlk gün genelde dışarıdan yemek yenir ama birşeyleri aramamak için önemli bir mutfak kolisi şart kolileri mıncık mıncık yapmaktansa kişi sayısı kadar tabak, bardak, çatal ve tuz koyduğunuz küçük bir koli işinize yarayacaktır. 

  Büyük eşyaların sarılmadan taşınmsına karşıyım ben evde ne varsa kapladım. Koçtaştan kaplamak için çocukken pıt pıt patlattığımız koruyucu naylonlar vardı ya patlangaç :) onlardan aldım 50 metrelik 3 top iş gördü. Beyaz eşya mobilya ne varsa onlarla sarıp bantladım böylece çizilme olmadı ayrıca herkes ellediği için eve gelince temizleme derdim olmadı şöyle bir silmem yada cilalamam yetti.

  Eve geldikten sonra her koli gideceği odaya çıkarılırsa eşya karışıklığı yaşamazsınız en az kullandıklarınızı en son yerleştirin hatta acil kullanmayacağınız bir oda da dururlarsa dağınıklık sinirinizi bozmaz ertesi gün kolisi yazabilirsiniz diğer yazdıklarınızdan kalan küçük bir yere :))  

  Aklıma daha başka birşey gelirse buraya eklerim tarifler gelecek yakında... 

  Güzel günlere uyanın...